3 Mart 2015 Salı

Ömür Boyu Mutluluklar Deniz ve Zeki

Işıklar kapandı. Arkadaşları ve annesi doğumgünü pastasını getirdiler. Sıra mumları üflemeye geldiğinde "keşke babam da burada olsaydı" diye içinden geçirdi. Derin bir nefes aldı ve mumlara doğru üflemek üzereyken kapı çaldı. Annesi kapıya doğru yöneldi. Gelen babasıydı.

Elinde hediye paketleri olmasına rağmen babasının üzerine atladı.
-Babaaaa yetiştin
-Kızımın 12. doğumgününü kaçıramazdım değil mi?

***

Mezuniyet töreninde gözü annesinin yanındaki boş koltuktaydı. "Keşke babam bu kadar çalışmak zorunda olmasaydı ve şu an burada olsaydı" diye düşündü. Herkesin diplomasını teker teker verirlerken sıra ona geldi. Dekan mikrofonu eline aldı;
-Şimdi sıradaki öğrencimizin diplomasını vermek üzere buraya değerli bir dostumu davet ediyorum.
İsmi anons ettiklerinde perdenin arkasından çıkan babası Dekan'dan diplomayı alıp, kızına doğru uzattı.
-Baba
-Kızım
Büyük bir şaşkınlıkla babasına sarıldı ve kulağına;
-Nasıl yaptın bunu?
-Dekanla çok deplasmana gitmiştik.

***

Uzun süredir birlikte olduğu sevgilisiyle güzel bir restoranta gitmişlerdi. Yemekten sonra sevgilisi cebinden küçük bir kutu çıkardı. Kutunun kapağını açtı. İçindeki yüzüğü aldı. Kızın elini tuttu ve "benimle evlenir misin" dedi. Kız hem sevinmiş hem de şaşırmıştı. Ne diyeceğini bilemedi. "Keşke babam yanımda olsaydı" diye içinden geçirdi.
-ne düşünüyorsun?
-babamı.
-babanı mı? Sana evlilik teklifi ediyorum ve sen babanı mı düşünüyorsun?
-Hayatım boyunca ne zaman ihtiyacım olsa hep yanımda beliriverdi biliyor musun?
-Bundan sonra ne zaman ihtiyacın olursa, yanında ben olmak istiyorum.
-Seni çok seviyorum ama asla babam gibi olamazsın.
-Bak hayatım senin zaten bir baban var. Ben eşin olmak istiyorum.
Birkaç saniyelik sessizlikten sonra genç başını öne eğdi.
-"Ne düşünüyorsun" diye sordu kız.
-babamı düşünüyorum.
-babanı mı?
-evet. Hayatımın en zor zamanlarında hep yanımdaydı. Keşke burada olsaydı ve bu zor durumda bana doğru yolu gösterebilseydi. Seni ikna edebilmemin yolunu.
-beni ikna etmene gerek yok ki. Sana nasıl hayır diyebilirim ki. Ben sadece çok şaşırdım.
-O zaman teklifimi kabul ediyorsun değil mi?
-Evet aşkım evet.

Genç bir süre sonra eliyle garsona hesabı istediğini belirtir bir işaret yaptı. Garson masaya geldi;
-hesap ödendi efendim.
-ödendi mi? Kim ödedi? 
-Şu köşe masadaki beyler.

Garsonun gösterdiği masaya doğru baktıklarında, kızın babasıyla oğlanın babası kadeh kaldırmaktaydı.

***

Yazarın notu: Yukarıdaki hikaye kurmacadır. Kızının peşinden gidip, bizleri (ankaraESES) bırakmak zorunda kalan ama her zaman yanımızda hissettiğimiz AnkaraESES'in başbakanı çok değerli abimiz Necat Mut ve onun güzel kızı Deniz için. Ömür boyu mutluluklar Deniz ve Zeki.


Bu blogun adetidir, her yazının sonuna şarkı eklemek.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder