24 Eylül 2019 Salı

Menemen Maçı

22 Eylül 2019 Pazar saat 16:30
Menemenspor ile oynadığımız maçı kazanmamız şarttı. Öylesine önemli bir maçtı ki, sanki son maça gidiyormuş gibi gece uyku tutmadı heyecandan, stresten. Sabah oğlumla beraber trene atlayıp maça geldik. Sonuçta 7-8 olacak maçı 3-0 kazandık ve suyun üstüne çıkıp nefes aldık ama bir sonraki galibiyete kadar nefesimizi yine tutmak zorundayız. Ne kadar dayanırız bilinmez ama sonuna kadar taraftarlık görevimizi yerine getirmeliyiz. Nefesimiz yettiğince dayanmak zorundayız.

Bu maç özelinde değinmemiz gereken konular var. Türkiye bilmiyor, en azından burayı okuyanlar bilmeli.

Maçın hakemi Atilla Karaoğlan’ın olağanüstü yeteneksiz bir hakem olduğu ortada. Jesse, rakibini vücut hareketiyle yere yatırıp yanından geçerken, rakibinin topu eliyle engellemesini görmemesi imkansız. Ceza sahasının içinde mi, dışında mı bilmiyorum ancak gördü ve vermedi. Tribünler haliyle çıldırdı. Gole ihtiyacımız vardı ve durum 0-0'dı. Bu kadar bariz bir pozisyonda size karşı olan hakeme ne yapılması gerekiyorsa, tribün topluca küfür etmeden onu yaptı. TFF'nin lügatında "hakem dışarı" diye bağırmak küfürse bilemem. Maç bittiğinde, Menemenspor stoperi Trtovac, topu tribünlerimize doğru vurdu. Hakem bunu da görmedi. Bu hakemin geçen sezon yönettiği Ümraniye-Balıkesir maçında, sahaya giren bir taraftar onu yumruklayınca maç yarıda kalmıştı. Bu şahıs, hakem olarak görev almaya devam ettikçe daha çok olaylar yaşanır. Hakemle bağlantılı bir başka konu daha var. Bu hakemi değerlendirmesi için görevlendirilen gözlemci, Talat Tokat'ın ailesinden bir birey; Mustafa Muammer Tokat. TFF'dekiler hala öğrenemediler, o aileden birisini burada görevlendirmemeniz gerek. Eğer böyle bir görevlendirme yapıyorsanız ya kötü niyetlisiniz yada Türk futbol tarihini bilmiyorsunuz. O zaman yapmayacaksınız bu işi. Yahu Talat Tokat bizi küme düşürdü. O maçta hakemlerin kafası yarıldı. Gözlemci olarak yıllar sonra tekrar gönderdiniz, tribünde ağzını burnunu kırdılar. Hiç mi beyniniz çalışmıyor be kardeşim o aileden birini buraya atıyorsunuz.


Maç kopmuş, üst üste boş pozisyonları harcayıp, tarihi farkı kaçırırken, top taca çıkmıştı. Menemenspor'un sol beki Alberk Koç, top toplayıcı çocuğa saldırdı. Evet 13-14 yaşındaki çocuğa saldırdı. Ortalık karıştı elbette. Tribünler yine çıldırdı. Normal şartlarda tribünden inen bir grubun, bu zavallıyı linç etmesi şaşırtıcı olmazdı. Zaten almışız maçı, bitmiş, sahaya girecek bir kişi her şeyin içine edebilirdi. Yanda resmi görülen bu zavallının, toplum içine salınmadan önce muayene edilmesi gerekir. Çocuk yaştaki birisine saldıran bu kişinin kesinlikle hastaneye yatması ve tedavi edilmesi gerek. Hakem ne yaptı peki? Bu hareketi için onu ihraç etmesi gerekirken, Emre Güral'la dalaştıkları için karşılıklı sarı kart gördüler. Ayıptır ayıp.


Keşke bu kadarla kalsa. Bir süre sonra, korner direği ile kale arasındaki alanda ısınan, sağda resmi görülen Menemensporlu futbolculardan Sikiru, kale arkasındaki taraftarı çileden çıkardı. Bu durumda ne olmasını beklersiniz? Dördüncü hakem olaya müdahale eder di mi? Ne oldu peki? Emniyet amiri gitti müdahale etti. Dördüncü hakem Alpaslan Şen ise oralı bile değil. Aynı dördüncü hakem, yaşanan olaylarda kulüp doktorunun sarı kart görmesini sağlamıştı. İşine geleni gören, işine gelmeyeni görmeyen bir hakem olduğunu anlamış olduk.


Bitti mi? Hayır bitmedi. Yayıncı kuruluşun maç özetlerinde yukarıda anlattıklarımın hiçbiri yok. Demek ki, yayıncı kuruluşta da yaptığı işe saygı duymayanlar çalışıyor.

Bu berbat ortamın sonunda kazanırız kaybederiz bilemem ama mücadelemiz sadece rakiplerle değil.

***


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder