7 Eylül 2019 Cumartesi

Bir Kişi Yetecek

Eskişehirspor'da gelinen son durum, şaşılacak derecede vahim bir noktaya gelmiş durumda. Başkan Osman Taş'ın istifası, sonra yeniden görevine dönmesi, genel kurul kararı alınması sonrası bu kararın iptal edilmesi, basın önündeki açıklamalar sayesinde yönetim kurulu içinde artık herkesin bildiği ayrışmalar, Osman Taş ve Fuat Çapa arasındaki gerilim, kulübü idare edilmesi imkansız bir noktaya getirmiştir. 

Bu durumda yapılması gerekenler, alınması gereken kararlar var. Biliyorum, artık hemen herkes isyan noktasına gelmiş durumda. Küfür etmek, kafayı bulmak, sosyal medya üzerinden kin kusmak sorunlarımızı çözmüyor. Tüm sorunlarımızı hukuk ve akıl yoluyla çözüme kavuşturmak zorundayız. 

Osman Taş'ın istifası ve genel kurul kararı
Tüzüğümüzde çok açıkça ifade edildiği gibi kulübün başkanı ve yönetim organları genel kurul tarafından seçilir. Bu ifade aynen böyle tüzüğümüzde yer almaktadır. Yönetim Kurulu kendi içinde yeni bir başkan seçemez. Bu yetki sadece genel kuruldadır. Bununla beraber, başkanın istifası onu yönetim kurulunun dışına atar. Yani herhangi bir üyeden farkı kalmaz. Dolayısıyla imza yetkisi de düşer. Bu konu, kulübün tüm iktisadi işletmeleri ve vakıf için ticaret sicil gazetesine de işlenmek zorundadır. Sadece başkanın istifası, genel kurul yapılmasını gerekli kılıyor. Çünkü dernekler mevzuatı, derneğin başkanı olmadan faaliyetlerin yürütülmesini mümkün kılmamaktadır. Yönetimin kendi içinde başkan seçebilmesi de tüzük tarafından engellendiğinden, yönetim kurulu istifanın olduğu tarihten 30 gün içinde genel kurulu toplamakla mükelleftir. Eğer yönetim kurulu bu çağrıyı yapmıyorsa, sorumluluk denetim kurulundadır. Hiçbir şekilde genel kurul çağrısı yapılmazsa, dernek üyelerinden birinin talebi üzerine sulh hakimi, üç dernek üyesini dernek genel kurulunu toplantıya çağırmakla görevlendirir. Tüm bu konular kanunlarla belirlenmiştir. 

Bu hukuki çerçevede genel kurul en geç 30 Eylül 2019 tarihine kadar gerçekleştirilmelidir. Sorumluluk yönetim kurulu ile birlikte denetim kurulundadır. Osman Taş'ın istifa kararının resmi olarak kayıtlara geçtiği tarih olan 31 Ağustos 2019 sonrası kulüp adına alacağı kararlar, imzalar hukuksuz olacaktır ve yok hükmündedir. Dolayısıyla, genel kurulun iptali ve Osman Taş'ın yeniden başkan seçilmesi hukuksuzdur. 19 Eylül 2019'da yapılacağı açıklanan genel kurul daveti hukuken geçerlidir. Bununla birlikte, eğer 30 Eylül 2019'a kadar genel kurul yapılmazsa, yönetim kurulu ve denetim kurulu sorumluluklarını yerine getirmediği için idari para cezalarıyla da karşılaşılacaktır. Bu süreçte yaşanacak herhangi bir maddi olumsuzluk nedeniyle, sorumlulukları bulunan kişilere karşı başka maddi tazminatlar da yüklenebilir. Tüm bu anlattıklarım, Osman Taş da dahil olmak üzere Eskişehirspor için maddi ve manevi türlü fedakarlıklar yapan ve yapmakta olanlara dostane bir uyarıdır. 

Yönetim Kurulu
Genel kurul kararı alınması için imza atan bazı yöneticiler, daha sonra bu kararın aksi yönünde karar alınması üzerine istifa edeceklerini beyan etmişlerdi. Bu, iş ahlakı gereği yapılması gereken bir davranıştır. Zaten tanıdığımız, inandığımız bu kişilerden de farklı bir davranış beklenemezdi. Ancak kulübün menfaatleri gereği kimsenin istifa etmemesi, genel kurula kadar kulübün menfaatlerini korumaya devam etmelerini bekliyordum. Çünkü alınan bu karar hukuksuzdur ve geçersizdir. Şimdilik bir eksilme yok gibi duruyor. Biliyorum bu süreçte daha çok yıpranacaklar ve hak etmedikleri suçlamalarla karşılaşacaklar ancak duygusal davranmanın hiç zamanı olmadığını düşünüyorum. Bir an önce bu yaşanan hukuksuzluğu gidermelerini ve genel kurul tarihine kadar herkesin görevini yapmasını bekliyorum.

Fuat Çapa 
Çapa ile sezona başlanmaması gerektiğini burada yazmıştım. Gelinen noktada haddini aşan bir hoca ile karşı karşıyayız. Ancak yeterince sorunumuz var, bir de teknik kadro içinde yeni sıkıntılar yaratmanın bize şu anda hiçbir faydası yoktur. Bu konu, yeni gelecek yönetimin takdirine bırakılmalıdır. 

Garip bir grup
Kim olduğu henüz resmi olarak açıklanmayan birisi, Eskişehirspor'la hiç alakası olmayan, dolayısıyla üye olmayanlardan oluşan, kulüp kültüründen gram nasiplenmemiş bir grubu görevlendirmiş ve kulübün yönetimine talip olmuş. İşin komik tarafı kulübü kurumsallaştıracaklarını söylüyorlar ama kulübe üye olmadan yönetime aday olmayı düşünecek kadar kurumsallıktan uzaktalar. Sonra, taraftar kulübü yönetemez diye röportaj vermişler. Bu kulübün taraftarı olmadan, kulübü yönetmeye talip olacak kadar da bilinçsiz bir grupla karşı karşıyayız. Bu ekibin arkasındaki kişiye söylemek isterim ki, çok yanlış kişilerden oluşan bir ekiple yola çıkmışsınız.  

Son olarak sosyal medyada tartışılan bir konuya açıklık getirelim. Tüzüğümüz ile dernekler kanunu bir konuda farklı iki durum yaratıyor. Türk Medeni Kanunu 75. maddeye göre oy verme hakkı olan üye sayısının 1/5'inin, tüzüğümüz ise 2/5'inin imzası ile olağanüstü genel kurul kararı alınır diyor. Tüzüğümüzde değişmesi gereken, onarılması gereken o kadar çok nokta var ki, bu da onlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Şimdilik bu konu sorun teşkil etmiyor zira 1 Ekim'de bir kişi bile dernekler masasına başvursa genel kurul kararı alınacaktır.

***


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder