15 Haziran 2019 Cumartesi

Şampiyonluk Tükenmiş Nefeslere

Bu yazının konusu Mehmet Demirkol'un, Eskişehirspor yönetiminin Ediz Bahtiyaroğlu'nun ailesine verdiği evin haberi üzerine yaptığı yorumdur. "Ben bu yorumu Eren Bülbül'ün ailesine verilen ev için yapmıştım" diyerek, hiç çevir kazı yanmasın yapmasın. Zira o işin üzerinden yıl geçti. Çok talihsiz bir yorum yaptı, bu sayede farkında olmayanlar, bilgisi olmayanlar da bilgilensinler.




Bu twitin altına yapılan diğer yorumları görünce herkese kalıcı olarak konuyu anlatmak gerektiğini düşündüm. Zira özellikle İstanbul kulüpleri odaklı taraftar ve yorumcuların, söz konusu bir Anadolu kulübü olduğunda, bilmeden yorumladıkları konuların altındaki gerçekler hakkında bilgilendirilmeleri gerekiyor.

Ediz'in vefatından sonra, Ediz'in daini mürtehini olan yakınlarına Eskişehirspor'dan alacakları karşılığında bir ev verilmesi gerekiyordu. Aslında kulübün kasasından bu dairenin alınabilmesi için gerekli para çıkmış, Ediz'e de alacaklarının ödendiğine dair kağıt imzalatılmış ancak bu para evi verecek olan şahsın cebinde duruyor ve Ediz'in ailesine daire hala verilmemiş durumda. Sonra yıllar geçiyor ve inşaat bir türlü bitmiyor. Parayı alan, "ben parayı müteahhite verdim" diyor ama ortada bir tane muhatap yok. Mağdur olan Bahtiyaroğlu ailesi ise, "Eskişehirspor maddi olarak çok zor durumda, onlardan bu parayı isteyemeyiz" diyorlardı. Bu olayın aynısı rahmetli kalecimiz Sinan Alağaç'ın yeğeni Sinan Ören'in alacakları için mahkemeye yansımıştı. O olayda da parayı kulüp kasasından alan ve daireyi vermeyen aynı şahıstı. Nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla dava açıldı, red edildi. Alacak davası açıldı ve davayı Sinan Ören kazandı. Şimdi temyizden gelecek sonuç bekleniyor. O davanın kesinleşmiş sonucuna göre Ediz'in ailesinin, o şahsa açacağı davanın da sonucu belli olacak.

Eskişehirspor'un yeni yönetimi, göreve geldiğinde ilk icraat olarak, Ediz'in ailesinin mağduriyetini gidermek için devreye girdi. Ortada hoca yok, transfer penceresi açılacak mı belli değil, mevcut futbolculara ödemeler nasıl yapılacak derken onlar Ediz'i dert edinmişler. Ne mutlu bize ki, Ediz'in o harika anne ve babasının mağduriyetleri giderildi. Şimdi o şahsa açacakları dava 2-3 yıl sürse de önemli değil. Nasıl olsa hak yerini bulur. İnşallah kimse bu dünyada yaptıklarının hesabını vermeden kalp krizi vs bahanesiyle göçüp gitmesin başka diyarlara. Allah onlara bu dünyada uzun ömür versin, demir parmaklıklar arkasında.

Mehmet Demirkol, internet ülkemize daha yeni geldiğinde, bir avuç futbolseverden oluşan,  bir e-posta grubunda bizim kafadan yorumlar yapan biriydi. O grubun bir kısmı şu anda medyanın birbirinden değerli kalemleri haline geldiler. Demirkol da onlardan biri. Herkes gibi onun da hata yapma lüksü vardır. Eğer zaman onu değiştirmediyse, hata yaptığını anlarsa, hata yaptım diyecek erdemde birisi olduğunu düşünüyorum. Hayatını kaybeden bir insanın ailesine tapu vermek, ölümü anlamadığımız için değil, ölene ve kulübün kültürüne saygı duyduğumuz içindir.

Biz Eskişehirspor taraftarları ölümü öyle iyi bilir ve anlarız ki, her maç tükenmiş nefeslere bestesini işte o yüzden söyleriz. İnanırız ki, ona iyi baksın diye İngiltere Kraliçesi'ne mektup yazdığımız, şortu kan içinde kalana kadar hastalığını saklayan Samsunlu Necdet Yıldırım da, Bolu'daki kampta askerlik dönüşü çıktığı antrenmanda kalp krizi geçiren Eskişehirli Sinan Alağaç da ve daha 10 yaşında annesine "seni saraylarda yaşatacağım" diye söz veren Bursalı Ediz Bahtiyaroğlu da bizi duyarlar.

İçinde evladı olmayan bir dairenin, Ediz'in annesi için elbette hiçbir anlamı yoktur. Ediz, annesini saraylarda yaşatacağım demiş olsa da, vefatından sonra bile onu saraydan çok daha ihtişamlı bir mabette yaşatmaktadır. Taksitli Krampon 'un ne olduğunu bilmeyenlerin dikkatine sunulur. 



Bir cümle de, Eskişehirspor'dan alacağı olanlara gelsin.
Biz, hayatta olmayan futbolcumuzun bile alacağını dert edinen bir camiayız. Çekinmeyin, her transfer döneminde verin muvafakatlarınızı.

Elbet bir gün, şampiyonluk tükenmiş nefeslere hediyemiz olacak. Yeter ki, kulüp kültürünü yaşatmaya devam edelim. Bu kültürü yaşatanlara, yüceltenlere en içten saygılarımla.

***


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder