20 Şubat 2019 Çarşamba

TFF Ve Kulüp Yönetimleri

Yakında, çok yakında TFF'de seçimler olacak. Mevcut yönetim devam mı eder, yoksa yenisi mi gelir şimdilik bilinmiyor. Ne olursa olsun, yönetimin değişmesi tek başına hiçbir şey ifade etmeyecek. Yıllar önce Eskişehirspor için söylediğimin aynısını bugün TFF için söylemek zorundayım; yeni bir yönetim değil, yeni bir anlayış gerek. Baştan aşağı tüm kurumlarıyla herkese güven verecek, hata yapsa bile iyi niyetli olduklarına inanılacak kişilerin futbolumuzu yönetmesini sağlamak zorundayız. Yeni gelecek olan yönetimin, bu şartları sağlayacağı temennisi fazla romantik ve neredeyse imkansızı hayal etmek gibi. Biz yine de sorulması gerekenleri soralım ve tüm bunlar için gerekli olan önleyici tedbirlerin alınmasını dileyelim. Sanki bir TFF delegesi gibi.


Tribünlerimiz neden boş? 

Türkiye liglerini neden dünyaya pazarlayamıyoruz?

Hakemlerimiz neden bu kadar kötü? 

VAR neden uluslararası kurallara göre uygulanmıyor? IFAP protokolünde olmayan kurallarının hangi gerekçelerle esnetilmesine müsaade ediliyor?

E-bilet sistemini uygulamaya soktuğunuzdan beri, stadyumlara kameralar yerleştirilmesine rağmen, spor büro her tribünün önünde video çekimi yapmasına rağmen, neden hala hukuki olmayan bir şekilde bireysel bir suç, toplumsal olarak değerlendiriliyor? Mesela neden bir kişinin sahaya attığı bir çakmak yüzünden tüm tribün cezalandırıyor? Hangi evrensel hukukta bir kişinin işlediği suç, toplumsal cezalandırmayı içermektedir?

Kulüplerin kasaları soyulurken, denetleme mekanizmasının neden layıkıyla yerine getirilmemektedir? Kulüplerin kasalarını patlatanların akıbeti ne olacak? Geçmişe sünger çekip aklanacaklar mı?

Kulüpleri mali açıdan denetleyen ve TFF’ye kulüp lisansı aşamasında mali tablo raporlarını hazırlayan mali müşavirlik firmalarından birinin veya daha fazlasının kurumunuz yönetimiyle bağı olanlar var mı?

Kulüplerin borçlu olduğu futbolcular sayesinde, kulüpleri avuçlarına alan avukatlara nicel manada temsil etme sınırlaması getirmeyi düşünüyor musunuz?

Kulüplerin yaşayabilmesi için TFF gelirlerine konulan temliklerin sınırlandırılması konusunda,  neden hala yasal değişiklik girişiminde bulunmadınız?

Bir kulübün haklarını savunmak için TFF yönetiminde olduğunu ifade eden bir üyenin hala görevde olmasını sindirebiliyor musunuz?. Eğer yönetiminizdekiler, taraftarı oldukları kulübün haklarını korumak için orada olacaklarsa ve siz de bunu içselleştirebiliyorsanız, temsil edilemeyen kulüplerin haklarını kim koruyacak?

2. Lig televizyon yayınlarının pazarlanamıyor olması, kulüpler yasasının hala çıkmamış olması gibi daha birçok soru sorulabilir. Bu soruların soruluyor olması, bir yönetimin değil, bir anlayışın değişmesi gerektiğinin en somut ispatıdır. Bunu değiştirmesi gerekenler ise kulüplerimizdir. Hepsi şikayet ediyor ama hiçbiri bunu değiştirmek için bir şey yapmıyor. Futbolumuzun esas çocukları kendi arasında toplanıp bir isim üzerinde anlaşacak toplantıları gerçekleştiremiyorlar. Artık karanlıktan şikayet etmeyi bırakıp, bir mum yakmaları gerek. Havuzdan en çok parayı alan, TFF'de en çok delegeyle temsil edilen kulüplerimizin yöneticileri, davalarında ne kadar sahici olduklarını çok yakında anlayacağız. O vakit futbolumuzun gelişimi önündeki engelin TFF yönetimi mi, yoksa kulüplerimizi yönetenler mi olduğunu net olarak göreceğiz.

***

Şarkımız, güzeller güzeli Simone Simons'un, Epica'sından geliyor. Şöyle başlıyor;
"kendini sonsuza kadar bir peri masalının ardına gizleyemezsin, tüm gerçeği sadece ifşa ederek açıklayabiliriz."

Ve şarkı şöyle bitiyor; "ellerini masumiyet içinde yıka."

Peki ya gerçekte ruhları kirliyse? ​



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder