28 Nisan 2018 Cumartesi

Esaret Altında

Halil ve arkadaşları geldiğinden beri burada iki kere Eskişehirspor yazmışım. Biri başlangıçta uyarı mahiyetinde bir yazı. Diğeri ise Yücel İldiz'in yerine getirilen şahıs nedeniyle. Hep susmaya, içimize atmaya çalıştık. "Aman" dedik, "şu lig hayırlısıyla bir bitsin, ondan sonra dökeriz içimizi". Bugün matematiksel olarak ligi bitirdik. Şampiyonluk hayali ile başladık. Play-off umuduyla devam ettik. Kümede kaldığımıza şükrettik.

Halil ve arkadaşlarını neden eleştiriyoruz? Kin mi, nefret mi, ön yargı mı? Yoksa, kulübü içine düşürdükleri borç batağından daha da derinlere itecek faaliyetleri ve kulübün manevi değerlerini ayaklar altına alan kararları nedeniyle mi?

Sportif Direktör'ün sosyal medyada "sen şöylesin, sen böylesin" dolduruşlarına gelerek yönetimden önce açıklamalar yapmasını, yönetimdekilerin bundan duyduğu rahatsızlığı, "borçları kapattık" diye yalan söylenmesini, sonra yapılandırma olduğunu görmemizi, "mevcut futbolcuların alacağı kalmadı" demelerine rağmen, tribünlerin işin aslını maç esnasında futbolcudan öğrenmesini, Ofoedu'nun Noel öncesi bilerek kart görmesi nedeniyle ceza verileceği açıklanmasına rağmen hiç ceza verilmemesi gibi konuları listeye almadım. 5 aydır görevde olanların, bu kadar kısa bir zaman dilimine ne kadar çok rezalet sığdırdığını görelim.


1) Hayasız Bir Şarkının Stadyumda Çalınması

İlk duyduğumda irkilmiştim. Mithat Körler "haykırıyoruz gündüz gece, asla küme düşmeyiz diye" şeklinde sözleri olan hayasız bir şarkı yapmıştı. Bu hayasız şarkının yazılması ayrı, stadyumda çalınması ayrı bir skandaldır. Stadyumda çalındığına göre, yönetimdekiler bu rezilliği onaylıyorlar demektir. Mithat Körler'e de çok şey söylemek istiyorum ama dilim varmıyor.

2) Doktor

Profesyonel bir spor kulübünde doktor bulundurmamak nasıl açıklanabilir? Takımı fizyoterapiste emanet edip, tüm yükü onun omuzlarına yıkmak nasıl bir yöneticiliktir? Allah göstermesin, antrenman esnasında mesela kafa kafaya çarpışma olduğunda veya futbolculardan birinin kalbiyle ilgili olumsuz bir durum söz konusu olduğunda fizyoterapist ne yapabilir? Bırakın A takımı, her yaş kategorisinde doktora ihtiyaç varken, tüm sorumluluğu bir tane fizyoterapiste yıkarak futbolcularının sağlığını umursamayanların bahanesi ne olabilir ki? Üstelik Sinan ve Ediz gibi değerlerimizi kaybettiğimiz ortadayken, ocağımıza ateşler düşmüşken. Hadi bu takım için ter dökenleri umursamıyorsunuz diyelim. Her maç tribünlerde tükenmiş nefesler bestesi söylenirken de utanmıyor musunuz? Amacınız ne, yeni bir tükenmiş nefes yaratmak mı? İşte kanıtları.

PFDK Kararları - 30.01.2018 
ESKİŞEHİRSPOR Kulübünün, kadroda bulundurulması zorunlu olan profesyonel takım doktorunun bulundurulmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,

PFDK Kararları - 27.02.2018
ESKİŞEHİRSPOR Kulübünün, kadroda bulundurulması zorunlu olan profesyonel takım doktorunun bulundurulmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 7.500-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

PFDK Kararları - 13.03.2018
ESKİŞEHİRSPOR Kulübünün, kadroda bulundurulması zorunlu olan profesyonel takım doktorunun bulundurulmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 7.500-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

PFDK Kararları - 05.04.2018
ESKİŞEHİRSPOR Kulübünün, 01.04.2018 tarihinde oynanan ESKİŞEHİRSPOR-BALIKESİR BALTOK U21 Ligi müsabakasında, müsabakada doktor bulundurulmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 2.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,


3) Yedek Forma Rezaleti

Başka bir kanıta geçelim. Kulübümüz o kadar kötü yönetiliyor ki, U21 takımının yedek formalarını maça götürmekten acizler. Yoksa götürecek yedek forma mı yok?

PFDK Kararları - 26.04.2018
ESKİŞEHİRSPOR Kulübünün, 21.04.2018 tarihinde oynanan GAZİANTEPSPOR-ESKİŞEHİRSPOR U21 Ligi müsabakasında, yedek forma setini bulundurmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 1.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

4) Pancar Kooperatifi'nden Bize Ne

Halil'in tek aday olarak girdiği seçimde Pancar Kooperatifi başkanı olması, Eskişehirspor resmi web sayfası ve sosyal medya hesaplarıyla duyuruldu. Pancar Kooperatifi genel kurul sonucunun Eskişehirspor ile nasıl bir alakası olabilir? Eskişehirspor babanızın çiftliği mi? Gidersiniz kendi adınıza bir web sayfası açarsınız, orada kendinizle ilgili duyuru mu yapacaksınız, ne yapacaksanız yaparsınız. Kutlama mı yapacaksınız? Kapatın 222'yi, nasılsa sizin mekanınız, orada eğlenin. Hepimizin sevdası olan bir kulübü, şahsi çıkarlarınıza hizmet etmek için kullanmayı, nasıl olur da kendinizde hak olarak görebilirsiniz?



5) Adını Anmaktan Bile Utandığımız Birini Hoca Diye Getirmek

Mart ayının ortasında Yücel İldiz'in istifa edeceği söylentilerine Halil şu cevabı vermişti; "bu saatte hoca mı değiştireceğiz?"

Nisan ayının ilk günlerinde ise "sana ihtiyacımız var" diye, kulübün 12 senesini ve milyonlarca lirasını yok eden, bir kaç ay önce yedek kulübesinde futbolcusuna "sen hangi mevkide oynuyorsun" diye soran birinin ayağına giderek, kulüp tarihinin en utanç duyulası icraatlarından birinin, belki de en büyüğünün altına imzalarını atmışlardır. 

6) İstediğimi Verin Yoksa Sizi Siyasilere Yem Yaparım

Halil'in yerel basındaki destek çağrılarının ise sonu gelmek bilmedi. Yıllarca verilen desteklere rağmen, kulübün yüz milyonlara ulaşan borcunun sebeplerinin en başındaki ismin hala destek istiyor olabilmesini nasıl anlamlandırabiliriz? Çıkarsız seviyor olsalar da, onları daha kaç kere kandırabilirsiniz ki? Mesela, yıllardır bu kulübe en büyük katkıyı veren ETİ'yi, stadyumun isim hakkı meselesinde siyasetin önüne atarak zor duruma sokmak, işi bir oldu bittiye getirmeye çalışmak, sadece ayıp değildir. TV'de "arkadaşım" diye bahsettiğin adamı sırtından bıçaklamaktır.

7) Büyük Projeler

Bein ile yaptıkları sözde büyük proje patladı. Bir gün garda bu projeye dair reklam gözüme ilişti. Çibörekli reklam yapmışlardı. Ancak astıkları afişte çiğ börek yazıyordu. Belli ki, Bein bile inanmamıştı projeye.

Sonra başka bir büyük proje diye ortaya koydukları "her eve 2 forma" kampanyasında da başarılı olamadılar. Forma satışını bile organize edemedikleri için, sanki çok büyük gelir getirecekmiş gibi işi İstanbul'daki bir firmaya verdiler. O firmayla da, üyelerin ve taraftarların kişisel bilgilerini Anayasa'nın 20. maddesine aykırı olarak izinsiz paylaştılar. O şirket telefonda taraftarların kredi kartı numarasını, son kullanım tarihini ve üç haneli kart şifrelerini Eskişehirsporlulardan aldı. Artık taraftarın kredi kartı bilgileri o firmada. Yarın bir gün, bunun bir gecelik soyguna dönüşmesini nasıl engelleyeceksiniz? Tanımadıkları bir firmaya bu bilgileri veren herkese önerim, kredi kartlarını iptal ettirmeleridir. Gidin yeni bir kredi kartı çıkarın. Benden söylemesi.

8) Erkan Zengin

Erkan Zengin, sevin veya sevmeyin bu kulübe önemli katkılarda bulunmuştur. Hataları da olmuştur, doğruları da. Şartların gereği bir futbolcuyu göndermeniz gerektiğinde, bunu yapmanın yolu kulübe büyük bir borç kalemi daha ekleyerek mi olur? Bir futbolcuyla yolları ayırmanın yolu, onun futbol oynamasını engellemeye çalışmak mıdır? Çocuğa git dediniz. Gitti, kendisine kulüp buldu. Alacaklarına karşılık bonservisini istedi, üstüne para istediniz. Madem o kadar değerli o zaman neden  apar topar gönderiyorsunuz? Yok, artık kulübe zararı varsa, mümkün olan en masrafsız yolla neden göndermiyorsunuz? Erkan'a bugüne kadar verdiği hizmetler için teşekkür etmek, karşılıklı saygı çerçevesinde yolları ayırmak varken, "futbolculuğundan sonra da sana kulübün kapıları her zaman açık" demek dururken, kulübü FIFA'lık etmenin izahını yapamazsınız. Uğur İnceman, Türk olduğu için, 2 seneden önce mahkeme kararı olmadan TFF'ye alacak başvurusu yapamaz belki ama Felix'in de FIFA'lık olması ve zaten sicili kabarık bir kulübe yeni bir FIFA dosyası eklenmesini de izah edemezsiniz.


9) Maça Davet

Halil ve arkadaşlarının yaptığı bir başka saçmalık ise Eskişehir'deki her maç öncesi taraftara yapılan maça davet çağrıları. Üst üste yaşadığı travmalara rağmen, kimsenin vermediği desteği her şartta takıma veren bir taraftar kitlesini maça davet etmenin nasıl bir açıklaması olabilir. Sanki gelme desen gelmeyecekler. Size rağmen gelmeye devam ediyorlar yahu, size rağmen. Zaten kendilerinin olan bir mekana, taraftarı davet etmek abestir. Orası sizin de mi davet ediyorsunuz? Yoksa tribünleri de mi mal varlığınızdan sayıyorsunuz?


10) Eskişehirspor'dan Ölü Diye Bahsetmek

Halil, kendisine uzatılan mikrofona diyor ki;
"Biz her türlü fedakarlığı yaparak adeta bir ölüyü ayağa kaldırmaya çalışıyoruz." 

Eskişehirspor'dan ölü diye bahsetmek, Eskişehirspor başkanlık makamında oturan bir şahsın telaffuz edeceği sözler değildir. Bu hadsizliktir. Bunun olması için çaba gösteren Eskişehirspor düşmanlarıyla mücadele edecek makamdaki birinin bu sözleri söyleyebilmesinden utanç duyuyorum.

Eskişehirspor ölü ise, bu zaten en başta senin ve arkadaşlarının eseridir. "Ne var canım, borç 500 milyon olsun" diyenindir. Genel Kurul'da hesabı sorulduğunda "sana hesap mı vereceğim" diyenindir. Ve sizlerle beraber yürüyenlerindir.

Eskişehirspor'un ölü hali, bulunduğu ligde en çok seyirciyi açık ara tribünlere çekiyor. 
Eskişehirspor'un ölü hali, süper ligdeki bir çok takımdan bile daha fazla kombine sattırıyor.

Eskişehirspor'u öldürmeye senin gücün yetmez. 
Eskişehirspor senin dediğin gibi ölü değildir, sadece senin ve arkadaşlarının esareti altındadır. 

***

Ve yine bir şarkıyla bitirelim. Şarkı diyor ki;

Gökyüzünde ne çok yıldız var,
Biri parlak, biri ürkek, biri yalnız diğeri sanki burada.
İçimizde ne çok hırsız var,
Biri aldı beni götürdü sonra sattı hem de yok pahasına.

Ah şu hırsızlar,
Her gece rüyamda senin kılığında dolaşırlar.
Ah karanlıklar,
Seni benden, seni dünden, seni gerçeklerden korurlar.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder