29 Ekim 2017 Pazar

Asi Kanat

Bulutların arasında oturuyordu. Bir kanat sesi duydu. Kafasını çevirdiğinde Nedim'i gördü.
-Dostum ne yapıyorsun burada? Hadi kalk patron seni çağırıyor.
-Düşünüyorum.
-Düşünmek mi?
-Evet düşünüyorum. Hayaller kuruyorum.
-Dostum hayaller ölümlüler içindir.
-Kendim için hayal kurduğumu nereden çıkardın ki? Onlar için hayal kuruyorum.

Aşağıdaki stadyumun içindeki kalabalığı gösterdi. Bir süre öncesine kadar onların arasındaydı.
-Dostum artık onlardan biri değilsin ve burada görevlerin var.
-Hayır, hala onlardan biriyim.
-Bak patron çağırıyor dedim, hadi kalksana.
-Gelmiyorum. O patronuna söyle, onun yazdığı kaderi hak etmiyor bu insanlar.
-Bunu nasıl söylerim.
-Bir şey söyleme o zaman, gelmiyormuş de.
-Derdin ne senin, belki benim yapabileceğim bir şey vardır.
-Senin adın ne?
-Nedim?
-Patron adını değiştirirse ve sana Nedime derse, ne dersin?
-Olmaz öyle şey.
-Diyelim ki oldu, ne yaparsın?
-O zaman ben olmam ki, başka birisi olurum.
-İşte ben de buna isyan ediyorum. Bu nasıl bir kader ki, aşağıdakilerin gönül verdiği, hayatlarını adadıkları kulübün ismi değişiyor.
-Yapma ya. Yok canım, olmaz öyle şey.
-Git bunu patronuna söylesene.
-Bilmiyorum, O dediyse vardır bir bildiği. Biliyorsun kimseyi üzmek için yapmaz böyle bir şeyi.
-Yapmış işte. Git söyle ona, gelmiyormuş de.
-Sana taktıkları şu isim. Gerçekten adının hakkını veriyorsun.

Nedim, kanatlarını açıp hızla uzaklaşmıştı. Bir süre sonra bir kanat sesi daha duydu.
-Merhaba Asi Kanat.
-Merhaba Esra, gelsene.

Esra, yanıbaşına oturmuştu.
-Patron gönderdi değil mi?
-Evet. Özellikle beni görevlendirdi.
-Adın yüzünden değil mi?
-Evet.
-Konuyu biliyorsun değil mi?
-Evet.
-Patron kızdı mı?
-Hayır. Ama sana bir mesajı var.
-Aleve odun mu attınız? Yoksa kanatlarımı mı kıracak?
-Hayır öyle bir şey değil. Biliyorsun, O hepimizi sever. Dedi ki, aşağıdakilerin sevgisi, onun bana olan nefretinden fazla olduğunda hepsi değişecek.
-Emin ol ki, zaten öyle.
-Hayır değil.
-Hiç bir yere gelmiyorum. Önce bu yazgıyı değiştirsin.
-Sen onunla pazarlık yapacak konumda değilsin Asi Kanat. Ayrıca bunu O yazmadı.
-Kim yazdı peki?
-Kimse. Herkes kendi kaderini kendisi yazar.
-Sana inanmıyorum.
-Bir örnek vereyim mi? Mesela sen şimdi gelmezsen kendi kaderini kendin yazmış olacaksın.
-Esra emin misin bir yazgı olmadığına?
-Elbette var. Ama senin şikayet ettiğin konudaki yazgıyı değiştirecek olanlar aşağıdakiler.

Esra elini uzatıp, gülümseyerek,
-Hadi gel. Bırak onlar değiştirsinler kendi yazgılarını. Umursamazlarsa, yeterince sevemezlerse, kendilerine zararı dokunanları içlerinde barındırmaya devam ettirdikleri sürece sen bir şey yapamazsın. Hadi tut elimi, gidelim.
-Beni neden çağırdığını biliyor musun? Bana kızgın değil mi?
-Aramızda kalsın, benden duymadın tamam mı?
-Tamam.
-Seni aşağıya gönderecek.
-Hadi canım.
-Daha başka bir şey söyleyemem. Yeni bir görevin varmış.
-Ne duruyoruz burada o zaman, hadi gidelim.
-Dur, dur beni bekle.
-Haydi Esra, acele et, fikrini değiştirmeden gitmemiz gerek.
-Sana dur diyorum, yavaş ol, kanatlarına dikkat et.
-Haydi Esra haydi, zaman daralıyor.
-Sana dur diyorum, beni bekle.

***

Önüne veya arkasına...
Eskişehirspor'dan başka hangi isim eklenirse, eklensin yanlıştır.
Para yok, destek veren yok, destek sözü verip kaçan çok, biliyorum.
Bırakın bölgesel amatör ligde oynayalım yüzyıllarca.
Yeter ki Eskişehirspor'un kimliğini, onu Eskişehirspor yapan değerlerini bir kalemde yok etmeyin.
Biz Eskişehirspor'u bilmem kaç defa şampiyon oldu diye sevmedik ki zaten.
Dimdik duruşuna, baş kaldırmasına vurulmuşuz.
Vurmayın bizi sevdamızdan. Etmeyin, eylemeyin.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder