26 Nisan 2017 Çarşamba

Leyla'dan Sonra

Adını duymadığımız hastalıklar var.
Bu hastalıklarla boğuşan, adını duymadığımız çocuklarımız olduğu gibi.
Belki de tanımadığımız için çoğumuzun umurunda olmayan çocuklarımız.

Bunlar, Tıbbiye'den 3 arkadaşın gerçek hikayesidir. Bu üç arkadaş, okulun onkoloji servisini ziyaret ettiklerinde, çocukların kendileri için büyük ama bizler için ufacık isteklerini yerine getirmek için bir proje yapmaya karar veriyorlar. Ancak proje için tartışmaktan, bir türlü projeye başlangıç yapamıyorlar.

Leyla da, hasta çocuklardan bir tanesi. Daha 6,5 aylıkken tanısı konulan hastalığı, nefes borusunun hemen yanında, oldukça kötü huylu bir tümör. Ara ara evine gidebildiği zamanlarda bir bisikleti olsun istermiş.

Bir gün o üç arkadaştan birisi, odasını toplarken bir kağıdın üzerine yazılmış Leyla'nın annesinin telefonunu görüyor. Telefon numarasını çeviriyor. Annesiyle konuşmaya başlıyor. Sonra korka korka soruyor;
-ya Leyla?
Leyla'nın annesi Fatoş hanım, sesi titreyerek cevap veriyor. 
-Ben de kandil diye Leyla’nın ruhuna irmik kavuruyordum.

Üç arkadaş, kısa süren bir toplantıdan sonra hemen harekete geçmeye karar veriyorlar. "Leyla'nın tek istediği bir bisikletti ama gözyaşı dökmek veya pişmanlık hissetmek için doğru zaman değildi" diyorlar. Kronik hastalığı olan çocukların hayallerinin artık bir an önce gerçekleşmesi için projeyi başlatıyorlar. Projenin adı da, Leyla'dan Sonra oluyor. 

Üç Tıp öğrencisi arkadaşın, İstanbul Çapa Tıp Fakültesi'nde başlattığı bu girişim, şu anda 45 ayrı Tıp Fakültesi'nde büyüyerek devam ediyor. 3.000'den fazla çocuğun hayallerindeki hediyeyi temin etmeleri için iyi insanların desteğine ihtiyaçları var.

Haydi gelin, bir maçta koreografi yapmayalım, o parayla çocuklara bisiklet alalım.
Haydi gelin, tuttuğu takımın yıldız futbolcusunu elinden tutup onunla tanıştıralım.
Haydi gelin, belki hiç futbol oynayamayacak olsa da, tuttuğu takımın renklerinde krampon isteyen çocuğun hayallerini gerçek kılalım.
Haydi taraftar grupları, haydi iyi insanlar.

Bunlar, çocuklarımızın gerçek hikayesi.
Bir gün sizin de anlatacak güzel bir hikayeniz olsun istiyorsanız, leyladansonra.com'u ziyaret edin. Mutlu edilmesi gereken ne kadar çok çocuğumuz olduğunu görün.

Size söz, şampiyon olamasanız da, küme düşseniz de, dünyanın en mutlusu siz olacaksınız. Belki o çocuklardan daha fazla.

***






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder