3 Mart 2017 Cuma

Sözlerimi Geri Alamam

SAYIN Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Elektronik biletin devreye girmesinden sonra saha olaylarındaki azalma hiçbir şekilde kenara atılamayacak bir gerçektir” demiş.

Gülmek mi gerek, üzülmek mi bilemedim.

Sonra eklemiş.
“Bu kişiler huzurumuzu kaçırmak için, o güzel atmosferi bozmak için bir takım hareketler içerisine giriyorlar. Emniyet güçlerimiz ve adalet mekanizmamız bunların peşinde, çalışıyor. Taraftarların tribünlerde olmasıyla ilgili bir sorun yok ki zaten. Bizim derdimiz bu. İşte bu vandallarla. Elektronik bilet bunların tespitinde çok ciddi katkı sağlıyor.”

Vandal demiş.
Bana demiş. Bize demiş.
Devlet bize hakaret edebilir. Aşağılayabilir. Biz cevap veremeyiz. Bize öğretilen budur.


Oğlum bana sorup duruyor. "baba beni ne zaman maça götüreceksin?"
Cevap veremiyorum. Üstelik bana öğretilen bu değildir.

SAYIN Bakan,
Passolig'in rant aracı olduğunu uçan kuş bile biliyor. O vandal dedikleriniz de passolig alsın diye yapıyorsunuz bunu. Tamam yine bildiğinizi okuyun da, bizim gibi insanlara vandal demek ayıp oluyor.

Çünkü hala passolig denen zımbırtıyı almamış olanlar;
SÖZÜNÜN ERİ OLDUKLARI İSPATLANMIŞ OLANLARDIR.
Vandal değildirler.

TÜM BASKILAR KARŞISINDA AYAKTA DİMDİK DURABİLENLERDİR.
Vandal değildirler.

AL HER ŞEYİNİ EMANET ET. EŞİNİ, ÇOCUĞUNU, PARANI EMANET ET. ÖYLE DE GÜVENİLİR İNSANLARDIR.
Vandal değildirler.

HATTA KIZ İSTEME MERASİMLERİNDE SORULMASI GEREKEN İLK SORUDUR. PASSOLİG ALMADIYSA, DAMAT OLARAK, GELİN OLARAK ALINASIDIRLAR.

Esas vandallığı bu yasayı çıkaranlar yapmaktadırlar. Bizim gibi GERÇEKTEN SEVEBİLEN insanları yıllardır tribünden uzak tutmak vandallık değil de nedir?

Başkalarının amaçlarına hizmet etmek dışında bir emeli olmayanlar için,
sevdalanmasını beceremeyenler için,
paradan, koltuktan gayrı bir şeye değer vermeyenler için,
anlayamayacaklarını bile bile, bize bu satırları yazdırmak vandallık değil de nedir?

Çocuklarımıza stadyuma ne zaman gideceğimizi söyleyemiyoruz ama,
Nasıl iyi birer insan olacaklarını,
Rakibine nasıl saygı duyacaklarını,
Karşılıksız nasıl seveceklerini,
Öğretmeye devam ediyoruz.

Biliyorum esas suçlu siz değilsiniz.
Esas suçlu sizin kurallarınıza boyun eğenlerdir.

BİZ PASSOLİG ALMAYACAĞIZ.
ALANLAR KARTLARINI KIRINCA SESİMİZ DAHA GÜR ÇIKACAK.
BİR GÜNDE BİTECEK BU ZULÜM.
BİR GÜNDE.

SAYIN Bakan, bu blogda derdimizi yazıyla anlatırız.
Olmadı şarkıyla anlatırız.

Yazıyı yazdık.  Uzatmaya gerek yok, zira yoğurt beyaz desek bile vandal diyeceksiniz. Anlamak istemeyeceksiniz biliyorum. Şansımızı deneyelim, şarkı ile anlatalım?


Zeki Müren'den Elbet Bir gün Buluşacağız...
Selami Şahin'den Ben Hala Deliyim Sevdalı...
Cengiz Kurtoğlu'nda Dilek Taşı...
Efkarım Birikti Sığmaz İçime mi çalsak acaba...

Şarkıya karar veremedik bir türlü.
Gaye Su Akyol bir şarkısında diyor ki; "abbas yolcudur anam, endamı bana sökmüyor"
Yok yok. Bu da tehdit diye anlaşılır. Haşa.


Biz en iyisi şunu çalalım.
Ne sözlerimizi geri alırız,
Ne de sevdamızdan vazgeçeriz.

Biz,
göremesek de, dokunamasak da, sevmesini bilenleriz.
Biz,
değerlerinin arkasında durabilenleriz.


Vandal olsak şarkıyla, türküyle eğler miydik göynümüzü? (Neşet abi gibi "göynüm" dedik, onu da yad edelim diye.)
Vandal değiliz. Olsak bile passolig gibi insanlık dışı işlere karşı vandal oluruz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder