2 Şubat 2016 Salı

Devre Arası Transferler

Vladyslav Kulach (kiralama)
6 yaşında Makiivka şehrinde alt yapı akademisinde futbola başlamış. Daha ilk antrenmanda kolunu kırınca, ailesi bu iş sana göre değil demişler. Yine de ilk hocası Vladimir İvanov'un ailesine baskıları sonucu futbola dönebilmiş.

Guerin Sportivo, Avrupa liglerinin aylık TOP11 listesinde, 2015 Eylül ayının TOP11'inde ona da yer vermiş. U21 maçları için takımları tanıtan bir Portekiz sitesi, Ukrayna takımında dikkat edilmesi gereken üç kişiyi sayarken bir tanesi de Kulach. Ukrayna liginde 2,5 senede 10 gol atmış ve 6 asist yapmış. (Shakhtar Donetsk takımı oyuncusu ama hep başka takımlara kiralanmış) Ancak bu gollerin 5 tanesini 2015-16 sezonunun ilk yarısında atmış. Maçlarda aldığı sürelere bakınca, gittikçe artan şekilde süre aldığı net şekilde gözüküyor. Santrfor pozisyonu için 1,77 boyunda olması handikap olabilir ama sol açık ve forvet arkası da oynayabilen bir oyuncu. 2,5 sezonda gördüğü 10 sarı kart ise forvet pozisyonu için fazla sayılabilecek bir rakam olarak gözüküyor.

Gelecek potansiyeli olduğu bir gerçek. Artan bir performansı var. Ancak bizim bir kurtarıcıya ihtiyacımız var. Öyle olup olmadığını zamanla göreceğiz. 





Tornike Okriashvili (kiralama)
Shakhtar Donetsk gibi bir takımın ilgisini çekerek, 2011 yılında 400 bin € gibi küçük bir rakamla satın alınmış. Kendisini geliştirmesi için de hep başka takımlara kiralanmış. Anlaşılan o ki, S.Donetsk gibi bir takımda oynayacak kıvama hala gelememiş ve satın alma opsiyonuyla birlikte bize kiralanmış.

Okriashvili, kulüp takımlarından ziyade Gürcistan milli takımındaki performansıyla daha çok dikkat çekiyor.U19, U21 ve son olarak A milli takım seviyesine kadar yükselmiş ve burada 26 maça çıkıp 5 de gol atmış. Bu maçların 20 tanesi ilk 11. 18 yaşından beri A milli takımda oynuyor. Geçen Ekim ayında 2-1 kaybettikleri Almanya deplasmanında 2 defa kaleci ile karşı karşıya pozisyonda topu içeri sokamaması nedeniyle çok tepki görmüştü. Daha çok orta sahada, forvet arkası gibi oynuyor olsa da, az da olsa kanatlarda da görev almış. Özellikle Genk macerası berbat geçmiş. Yani 2015-16 sezonunda takımına yeterli katkıyı verememiş. Zaten Genk'in ondan vazgeçmiş olması da bu yüzden. Ancak burada hocasıyla da uyuşamadığı, hatta B takıma gönderilecek kadar aralarının iyi olmadığını söylemek gerek. Ancak Ukrayna macerası o denli başarısız değil. Ayaklarına hakim, adam eksiltmeyi seven ve dikine oynayan bir oyuncu ama bugüne kadar ki en büyük sorunu, gol yollarındaki düşük yüzdesi.

Evli ve 3 yaşında bir oğlu var. Okri çok duygusal birisi. Sanıyorum kendi kültürüne uzak kültürlerde başarılı olması zor olacak. Bu sezonun başında annesini ve kardeşini Belçika'ya getirmiş ki, kendisini evinde hissetsin diye. Tam bir aile adamı.

Gelecek potansiyeli olduğu bir gerçek. Düşen bir performansı var. Bu şartlarda kurtarıcı olup olamayacağını zaman gösterecek. Okri'nin başarılı olmasını istiyorsak, onu el üstünde tutmalı ve ona herhangi bir futbolcu gibi davranmamalıyız. Bu arada Konyaspor'un da oyuncuyu istediğini belirtelim.




Axel Ndong Méyé Me (bedelsiz)
Bu sezonun başında, önce Cezayir'e Mouloudia kulübüne gidiyor. Beğenilmiyor gönderiliyor. Sonra eski Ajax'lı Rudd Kroll'un teknik direktörlüğünü yaptığı Raja Casablanca'nın test etmesi için Fas'a gidiyor. Ancak beğenilmeyip geri gönderiliyor. Devre arası da Gençlerbirliği için Türkiye'ye getiriliyor. Bu arada daha kaç kulübe götürüldü bilmiyorum. Gençlerbirliği'nin devre arası kampında Willem II ile oynadığı maçta bir de golü var ama sözleşme yapılmadan yollar ayrılmış. Oradan bize geliyor ve Samet Aybaba'nın beğenisini kazanıyor.

Bu oyuncu ile ilgili olumlu olarak söylenebilecek tek şey, Gabon'un alt yaş kategorilerindeki, en bilinen futbolcu olması. 6 Haziran 1995 doğumlu. 1,76 boyunda. Mevkisi santrfor. Profesyonel kariyerinde 17 maç oynamış. Bu maçlarda 3 sarı bir kırmızı kartı var. Toplamda 9 golü var. 1439dk süre almış. Bu açıdan oynadığı maçlardaki gol yüzdesi epey yüksek.



Jordi Figueras Montel (bedelsiz)
Figueras, adliye binasından çıkarken
Bu oyuncu ile ilgili hiç bir şey yazmaya gerek yok. Kendisinin İspanya 2.ligindeki şike olayında adı geçiyor ve sanık olarak yargılanmaktadır. Böyle bir transferi kesinlikle kabul edemiyorum. Yönetime futbolcunun durumunu söylemiş olmama rağmen, bilerek bu oyuncuyu transfer ettiler. Bir süre sonra mahkeme ceza verir ve futbolcuya sahalardan uzaklaştırma gelirse, stopersiz kaldığımızda bunun hesabını nasıl vereceksiniz. Sanki hiç stoper kalmadı da, gidip sanık sandalyesindekiyle anlaşıyorsunuz. Aklım almıyor.





Anel Hadzic (300.000€)
Swensea, Newcastle, West Ham ve bir kaç Premier lig kulübü tarafından daha transfer listesine alınan, Bosna Hersek milli takımının da ön liberolarından birini almak, başarılı bir transfer olarak değerlendirilebilir. Futbolcu 1989 doğumlu. 1,84 boyunda. Sturm Graz'da hep ilk 11 oyuncusuydu. 17 yaşından beri Avusturya Bundesliga'da oynuyor. 6 sezon Ried, 2,5 sezon Sturm Graz.

Bosna'daki savaştan kaçarak Avusturya'ya yerleşen bir ailenin çocuğu. Avusturya'nın alt yaş milli takımlarında oynadı. Fakat tercihini Bosna Hersek'ten yana kullandı. U21 Avusturya milli takımında bir kere oynadıktan sonra bir daha Avusturya için hiç oynamadı ve gelen bütün davetleri geri çevirdi. 24 yaşına gelene kadar da Bosna Hersek milli takımından hiç teklif almadı. Ancak Saffet Susic'in bir telefonu sonrası her şey değişmişti. O anı şöyle anlatıyor;
-Söylemekten utanmıyorum. Telefonu kapattıktan sonra mutluluktan ağlamıştım.

Hadzic yıldız bir oyuncu değil ama iyi bir asker. Sakatlık problemi yok. Her 3 maçta bir sarı kart görmesi biraz da oynadığı ön libero pozisyonunun gereği. Profesyonel liglerde oynadığı 277 maçta sadece 1 tane direkt kırmızı kartı var. Uzaktan şutları ve duran topları etkili kullanıyor. Zaman zaman ceza sahası içine hareketlenmesiyle süpriz golcü özelliği ile sivriliyor.


Kıvanç Karakaş (bedelsiz)

Hürriyet'ten sonra o bölgeye kimseyi yerleştirememiştik. Kıvanç, defansif önlibero için alınabilecek yerlilerden biriydi. Yıldızı Karşıyaka'da parladı. 2014-15 sezonunun 5. haftasında oynanan Rizespor maçında, bizim taraftardan fena küfür yemişti. Rizespor öndeydi ve Kıvanç zaman geçirmek için sakatlık numarası yapmıştı. Futbol böyle işte. Dün küfür ettiğin futbolcuyu yarın tribüne çağırırsın. Birden aklıma kaleci Ferhat geldi :) 

Bize gelene kadar süper ligde 82 maça çıkmış Kıvanç. Gayet tecrübeli. Sözleşmesi de 1+1 şeklinde. Yani devam etmek istiyorsa iyi performans göstermeli. Yalnız şunu belirtmekte fayda var. Rizespor'dan sonra gittiği Şanlıurfaspor ile  yaptığı sözleşmede "süper ligden teklif gelirse 150.000 TL karşılığında serbest kalırım" maddesi varmış. Kıvanç bu parayı kendisi yatırıyor ve öyle serbest kalıyor.

Bu bölge için Kevin Nolan'ı bekleyenler için hayal kırıklığı yaratsa da, bu durumu değiştirecek tek kişi Kıvanç olacak. Soldaki fotoğraf ne alaka diyebilirsiniz. Bu fotoğraftaki kişi, Yeşilçam'ın tanıdık simalarından Yavuz Karakaş. Kıvanç ise onun yeğeni :)





Mehmet Murat Uçar (100.000 €)
1991 doğumlu, kanat oyuncusu. Bu transfer için Aydınspor'a 300 bin TL ödendi. Bu transferde beni çok üzen bir durum oldu. Aydınspor kulübü Eskişehirspor kulübünün verdiği çeki kabul etmedi. Bunun üzerine Mesut Hoşcan'ın şahsi çeki ile bu transfer gerçekleşebildi. Düşünün işte, kulübün çekini bile kabul etmiyorlar.

Ben kendisini hiç izleme imkanı bulamadım. Aydınsporlulardan gelen bilgiye göre hızlı ve adam eksiltmeyi başarıyla yapan bir kanat oyuncusu. Teknik kapasitesi yüksek. Yalnız defansif açıdan, geri dönüşlerin yeterince iyi olmadığını, hava topu hakimiyetinin eksik olduğunu ve fiziki açıdan kendisini geliştirmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu profil bana hızı hariç Erkan Zengin'i çağrıştırdı. Umarım faydalı olur.



Bokila Ailesi

Jeremy Bokila (kiralama)
Babası, eski adı Zaire yeni adıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti olan ülkenin önemli futbolcularından Ndingi Bokila. Babası Hollanda ikinci liginde Harelbeke ile 3 sezon üst üste gol kralı olmuş.(1980-82) Bu başarısı ona "Harelbeke incisi" lakabını kazandırmış. Toplamda 6 kardeşler. 4 erkek, 2 kız. 3 erkek kardeşinden biri futbolu amatör olarak oynuyor, biri profesyonel futbolu bırakmış, diğeri profesyonel olarak futbol hayatına devam ediyor. Hepsi de babaları gibi santrfor. Jeremy 9 yaşındayken ailesiyle birlikte Hollanda'ya taşınmış.
Fethi Özerdoğan
Burada Türk antrenör Fethi Özerdoğan'ın katkılarının değerli olduğunu görüyoruz.

Jeremy, özellkle 2012-13 sezonunda Romanya'da muhteşem bir performans göstermiş. 31 lig maçında 16 gol(3'ü penaltı) 8 asist.  Bu performans onun birçok Avrupa kulübünün radarına girmesine neden olmuş. Ancak ertesi sene Rusya ligindeki performansı çok kötü. 36 maçta 4 gol, 1 asist.
Baba Bokila

Buradaki başarısızlığı sonrası Çin'e 2,2 m€ ile transfer olması ilginç. Orada da 13 maçta 4 gol, 1 asist ile oynamış. Şimdi yeniden eski başarısını arayan bir futbolcu olarak bize geldi. Ne yapacağı tam  bir muamma. Bir Bienvenue performansı da görebiliriz, Funes Mori performansı da.

Jeremy, babasının hayallerini gerçek kılmak için çalışan bir futbolcu olduğunu söylüyor. Umarım Eskişehirspor'da çok başarılı olur.

Son olarak bir başka not daha. Baba Ndingi Bokila'nın kızlarından biri de futbolcu. Hollanda'da amatör bir takımda oynuyor. Mevkisi mi? Elbette santrfor.





Dossa Junior (kiralama)
500.000€ ile transfer olduğu 2013-14 sezonunda Legia Varşova'nın değişmez stoperiyken 2014-15 sezonunda geçirdiği sakatlık nedeniyle 4 ay sahalardan uzak kaldı. (alt baldır)  2015-16 sezonu öncesi ise Konyaspor'a 400.000€ bonservis bedeliyle transfer oldu. Konyaspor'da ilk 4 maç sahaya ilk 11 çıkan Dossa, Osmanlıspor maçında gördüğü ikinci sarı ve kırmızı kart sonrası 18'e bile giremedi. Hatta kupa maçlarında bile kadroya alınmadı. Aykut Kocaman'ı nasıl sinirlendirdiyse artık.  Eurosport'da Polonya ligini izleyenler bilirler. Neredeyse bizim TFF 1.ligin bile altında bir kalitesi vardır. Normal şartlar altında bizim ligimize transfer yapması zor bir stoper. Hava hakimiyeti zayıf. Hızlı değil. Sakarlık üst seviyede. Zaten hava hakimiyeti zayıf bir Figueras varken elimizde, Dossa'yı almanın çok yanlış olduğunu düşünüyorum. Sakatlığı konusunda Polonya'daki doktorlar ameliyat gerektirdiğini söylemişler. Dossa Almanya'da tedavi olmuş ve oradaki doktorlar ameliyata gerek yok demişler.

Transfer ettiğimiz iki stoperden biri cezaevine girebilir, diğerinin sakatlığı ameliyatlık olabilir.



Hıfsullah İsmail Erdoğan
Bu futbolcuyla ilgili fazla bir bilgimiz yok. 1993 doğumlu. İyi bir sağ bek olduğu, ancak her iki kanatta da başarıyla oynabildiğini söylüyorlar. Bir scout raporunda fiziki açıdan yetersiz olduğunu söyledikleri için süper lig seviyesinde neler yapabileceğini her birlikte göreceğiz.




Mehmet Özcan
Bu futbolcu ile ilgili fazla bilgimiz yok. 1998 doğumlu. 2014 yılında Eskişehir'deki U-16 finallerinde Türkiye Şampiyonu olan Adana Gençlerbirliği'nin kaptanı. Adana'dan gelen bilgiler çok iyi bir futbolcu olduğu yönünde. Forvet arkası oynuyor. U-21 için yapılan bir transfer. Bekleyip göreceğiz.









İshak Doğan (kiralama)
Hepimizin bildiği bir isim olduğu için fazla ayrıntıya girmiyorum. Gösterdiği performansla milli takıma kadar yükselmiş bir sol bek. Ancak 9 aydır resmi maçlarda oynamıyor. Son oynadığı maç geçen sezon Trabzonspor'la oynadığımız ve 2-0 kazandığımız maç. Bize istemeyerek imza attığını da biliyoruz. Ücretinde indirime gittiği halde kadroya alınmayıp, kiralanması onu mental olarak da geriye düşürmüştür. Yetenekli olduğunu biliyoruz ama bu yeteneklerini bize gösterebilecek mi, emin değilim.



Nadir Çiftçi (kiralama)
Hoşgeldin Bahtiyar dersek doğru mu olur bilmiyorum. Maçta rakibinin bacağını ısırmak, antrenmanda arkadaşının kulağını/boynunu ısırmak derken hoşgeldin Suarez mi demeli acaba? Sanırım hepsinden bir parça var. Gol attığı kaleciyi sinirlendirmek için yaptığı öpücüklü hareket mesela, öylesine sportmenlik dışı ki. Ama Nadir böyle bir futbolcu işte.

Celtic için 7 numara değerlidir. Johnstone ve Larsson'un giydiği bu formalar, Celtic tribünleri için çok değerlidir ve herkese verilmemesi gerektiğini düşünüyorlar. Bu sezon 7 numarayı Nadir giymeye başlamıştı. Ancak performansı 7 numara gibi değildi. Belki 7 değil de 17 numaralı formayı giyseydi bu kadar tepki almayacaktı. Celtic'de üzerine 7 numarayı geçirdiysen herkes senden Larsson performansı bekliyor. Olmayınca da tepki çekiyor.

1992'de Elazığ'da dünyaya geliyor. 2 yaşında ailesi Hollanda'ya yerleşiyor. Futbol kariyerine Hollanda'da 6 yaşında bir futbol okulunda başlıyor. Gerçek anlamda ise Den Haag'da futbol eğitimi alıyor. 14 yaşındayken Hollanda U-15 milli takımına seçiliyor. Bu süreçte Türkiye'ye iki gol atıyor. U-16 milli takımı ile İngiltere'yi yenmelerinden sonra 15 yaşında İngiltere'ye gidiyor. Daha o yaşta Bolton, M.City, Arsenal'in teklifleri var. Sonuçta Portsmouth ile anlaşıyor. Sonra Kayserispor'da ve Nac Breda'da başarısız geçen iki sezon. 2013'de Dundee United'a geldiğinde işler değişiyor. (we hate dundee, we hate dundee) :) Burada ilk sezonunda ligde 32 maçta 11 gol (1penaltı) atıp, 9 asist yapıyor. Toplamda ise 40 maçta 17 gol(1penaltı) 12 asist. 2014-15 sezonunda ise 36 lig maçında 14 gol (5 penaltı) 8 asist. toplamda 42 maç, 16 gol(6 penaltı) 9 asist. Bu iki performans öylesine güzel ki, Celtic onu sezon sonunda efsane olarak kabul edilen 7 numarayı vererek transfer ediyor.(2m €) 2015-16 sezonunda Celtic'de antrenmanda takım arkadaşının kulağını/boynunu ısırıyor ve 6 maç ceza alıyor. Bu sürede takımda neler olduğunu tahmin edersiniz. Eğer takımda sevilmeyen bir adamsanız, o takıma katkı vermeniz zorlaşır. 6 maçlık cezası bittikten sonra, fazla süre alamamasına rağmen 4 gol ve 1 asist ile Celtic için sezonu kapatıyor ve Eskişehirspor'a kiralanıyor.

Nadir öyle bir futbolcu ki, bize muhteşem bir performans da verebilir, 2 hafta sonra kadro dışı da kalabilir. Umarım ilkini seçer.


*** 

2010 yapımı 8 ödüllü film, Sound Of Noise'un müziklerinden biriyle kapatalım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder