5 Şubat 2016 Cuma

Devam Etmeyen Ne Olsun

Alper Öcal, 5 Şubat 2016 tarihli Habertürk gazetesinde bir yazı yazmış.
Yazının başlığı KAMU ZARARINA DERNEKLER.

Ancak gazetenin sosyal medyada yazıyı tanıtırken kullandığı kelimeler de epey ağır. Bakınız aynen şöyle duyuruyorlar yazıyı.

Anadolu kulüpleri ne işe mi yarıyor? .............................
Artık boşlukları Anadolu kulüplerinin taraftarları uygun bir dil ile doldurur.

Yazının öznesi Eskişehirspor olduğu için, bu kulübün bir taraftarı olarak savunma hakkımız vardır. Bizim diğerleri gibi, gazetelerdeki köşelerinden birilerine kalemşörlük yapan yazarlarımız yok. Biz, özgür bloglarımızda dile getiriyoruz diyeceklerimizi. Kimse bize yazı sipariş edemiyor haliyle. İcap ettiği gibi yazıyoruz; ne kadar yazabiliyorsak artık. Gönül ister ki, kulübümüz de böyle saçmalıklara cevap verebilsin.

Alper Öcal yazısında, Eskişehirspor'un kamu yararına dernek statüsünde faaliyet gösterdiğini belirtmiş ama öyle değil. Eskişehirspor sadece dernek. Profesyonel futbol kulüpleri içinde kamu yararına olan dernek statüsüne sahip kulüpler var ama Eskişehirspor onlardan biri  değil. Peki hangi kulüpler kamu yararına dernek statüsünde görelim.

Fenerbahçe, Galatasaray, Gençlerbirliği, Kasımpaşa, Bursaspor, Kocaelispor, Ankaragücü, Samsunspor, Trabzonspor.

Yazıya göre Fenerbahçe, Sivasspor, Balıkesirspor, Gençlerbirliği, Akhisar Belediyespor, Kasımpaşa, Kayseri Erciyesspor ve Medipol Başakşehir'in vergi borcu yok. Yani bu yazı kamu yararına dernek statüsündeki Anadolu kulüplerine geçirmek üzere yazıldığına göre, sadece Bursaspor, Trabzonspor, Kocaelispor, Ankaragücü ve Samsunspor için yazılmış olmalı.  Anadolu kulüplerine geçirmek maksadıyla yazılan yazının öznesinin Eskişehirspor yapılmasını anlıyoruz. Anadolu kulüplerini temsil etme kabiliyetine sahip en doğru kulübü bulmuşsunuz. İyi de yazıda Galatasaray ve Beşiktaş'ın da vergi ödemelerini aksatan kulüpler arasından hiç eksilmediği yazılmasına rağmen, hedefte neden Anadolu kulüpleri var? Neden hedefte Eskişehirspor var?  Eskişehirspor kamu yararına bir dernek değil ki. Eskişehirspor, futboldaki egemenlere karşı kurulmuş ve halen de aynı güçlerle mücadele eden bir dernek. Ve evet bu egemen güçlerin arasında basın da var, medya da var. Siz gibi.

Eğer Eskişehirspor kamu yararına dernek statüsüne sahip olsaydı;
-izinsiz yardım toplayabilirdi.
-damga vergisi ödemezdi.
-KDV istisnalarından faydalanabilirdi.
-veraset ve intikal vergisinden, gümrük ve emlak vergisinden muaf tutulurdu.
-bağışların %5'ini vergi matrahından indirebilirdi.
-taşınmazlarına ait harçlardan muaf tutulurdu.
-eğlence vergisi alınmaz, araçlarına kamu aracı muamelesi görürdü.

Ama bu imkanların hiçbirine sahip değil, çünkü o statüde değil. 

Alper Öcal, "Eskişehirspor, Türkiye'de değil de Hollanda birinci ligi olan Eredivisie'de mücadele eden bir kulüp olsaydı..." diyerek şöyle olurdu, böyle olurdu diye sıralamış cümleleri. Nereden aklına esti bilemiyorum. Kendileri hiç düşündü mü acaba, Türkiye Hollanda gibi olsaydı ne olurdu diye.

Eğer Türkiye, Hollanda gibi olsaydı;
Yazıda mağdur konumda olarak gösterilen Devlet, yazıda bahsi geçen %15'lik stopaj vergisini Eskişehirspor'dan değil, futbolcudan %52 oranında alırdı.

Eğer Türkiye, Hollanda gibi olsaydı;
Eskişehirspor gibi Anadolu kulüplerinin şampiyonlukları çalınmamış olur, toplamda 5 değil 12 kulübün şampiyonluğu olurdu. (1955 sonrası, profesyonel lig Eredivisie'deki şampiyon takımların sayısı)

Eğer Türkiye, Hollanda gibi olsaydı;
Devlet, belediyeler eliyle verilen yasal olmayan desteğin kesilmesini sağlar, her kulübün eşit şartlarda mücadele etmesine ortam hazırlardı.
 
Eğer Türkiye, Hollanda gibi olsaydı;
Alper Öcal yazısına bu başlığı attığında, o gazetenin yazı işleri müdürü ile web sitesinin editörüyle birlikte hüküm giyer, milyonlarca euro da tazminat öderdi.

Ne mutlu bize ki; Eskişehirspor Türkiye Cumhuriyeti'nin bir spor kulübü.
Ne mutlu bize ki; siz gibilere rağmen, her türlü haksızlığa rağmen Anadolu kulüpleri hala varlıklarını sürdürmeye gayret ediyorlar.

VE
Ne mutlu size ki, Türkiye Hollanda gibi değil.

Yazının sonunda "devam edecektir" diye bir uyarı var.  Evet devam edecektir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da atacağınız çamurlar, sevdalarımızın üzerindeki madalyalarımız olmaya devam edecektir. Devam etmeyen ne olsun?


***

Yine bir yazının sonu, yine bir şarkı. Hadi biraz stresimizi atalım. Bir zamanlar birbirini sevip de, sonradan aşk acısı çekenlere, çektirenlere gelsin. Şarkının adı da cuk oturdu, ben efsaneyim :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder