30 Kasım 2015 Pazartesi

Hayalci

3 ay önceydi. O pazar gecesi kafamızı yastığa koyduğumuzda ne de güzel uyumuştuk. Ertesi gün okula, işe gittiğimizde yüzümüz nasıl da gülüyordu. Sonra karanlık bir 3 ay. Her geçen gün daha dibe savrulduk.
Hocalar gitti.
Hocalar geldi.
Futbolcular gitti.
Kimse gelmedi.
Başka renklerde formalar giyenler genel kurul kararı almamakta direndi. Noterlere gittik, imza verdik, genel kurulu olağanüstü toplayın dedik. Yenilgiyle biten maçlardan sonra omuz omuza ağladık. Sokakları arşınladık, "gece olsun da eve öyle gidelim" dedik. Evdeki evladına ne söyleyeceğini bilemeyen babalardık. Çocuklarımıza yalanlar söyledik.

Toplantılar yaptık. Kilometrelerce yoldan gelip, maç olmamasına rağmen, neler yapabilirizi konuştuk. "Biz bitti demeden, bitmez" diye karar aldık. Daha sıkı sarıldık takıma. Şöyle bir ortamda passolig alana hiç kızmadığıma şaşırdım. Daha önce alanları kenara koyarak elbette. Önümdeki rakıya baktım. "Kırmalı mı şu inadı, takımın ihtiyacı varken" diye sormadım mı, sordum. "Bekle" dedi, rakının içinde benim gibi zamanla erimekte olan buz. "Bekle 9 Aralık çok yakın".

Bu hafta sonu  3 ay sonra ilk defa kazanmıştık. Kafamı yastığa koydum. Uyuyamadım. Hayaller kurdum. 4 maç daha var. Oğluma çarpım tablosunu çalıştırırken "dört kere üç kaç eder" diye sorduğum geldi aklıma. "12" demişti bana. "Hayır" demiştim "kümede kalırız". Anlamamıştı. Sordu.
-dört kere üç 12 etmez mi baba.
-hayır oğlum. Cepte 7 puan var, dört maçı da alırsak 19 eder.
-Baba yaaaaa.
-Sen bana bakma oğlum, ben hayalcinin tekiyim. Dört kere üç 12 eder. 

Çoğu bilmez. Emma Lilian Todd, diye bir kadın var. 1800'lü yılların sonu. Tüm hayali harika tasarımlar yapmak. Hayatını kazanmak için daktilo öğreniyor. Sonra bir patent ofisinde iş buluyor. İlk patentini 1896 yılında bir daktilo kopya tutucusuyla yapıyor. New York üniversitesinin hukuk bölümümüne yazıldığında, bölümün ilk kadın öğrencisi oluyor. Bir süre sonra dikkatini uçaklar çekmeye başlıyor ancak bir uçak tasarlamak için daha fazla paraya ihtiyacı  var. Madison Square Garden'daki bir fuarda, tasarımlarından biri Olivia ve Russell Sage'in ilgisini çekiyor. Çift kendisine tasarımlarını yapması için 7000$ veriliyor. 1910 yılında tasarladığı uçağı uçmayı başarıyor. Bayan Todd dünyanın ilk kadın uçak tasarımcısı olarak tarihe geçiyor.

Bayan Todd'un 1900'lü yılların başında hayalini kurduğu ve başardığı gibi siz de yapabilirsiniz çocuklar. Ama önce Bayan Todd gibi hayal edin. Yapamazsanız Bülent abiniz gibi hayal edin. Dört kere üç 19 edecek, göreceksiniz. Her yazıdan sonra şarkı geleneğimiz, Bayan Todd'un gerçek hikayesini anlatıyor. Rus olduğu için midir bilinmez, gizli kalmış yeteneklerden Elizaveta söylüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder