22 Ekim 2015 Perşembe

Bizi Ayakta Tut

-Eskişehirsporlu futbolcu kardeşlerime açık mektup-



Değerli futbolcu kardeşlerim,

Evlatlarımız var. Kimi 5 yaşında kimi 10, kimi 15. Sırf bizi mutlu etmek için bizimle aynı takımı tutmuş evlatlarımız. Bütün bir hafta sahaya çıkacağın maçı bekleyen. Arkadaşları hep malum takımları tutan evlatlarımız.

“Sadece benim farklı olan. Tek başıma dikleniyorum onlara. Herkes karşımda, ben tek” diyorlar. Arkadaşlarıyla maç yaparken, sadece bizimkilerin forması değişik be kardeşim. Ah bir görebilsen nasıl da parlıyorlar o renk cümbüşünün içinde. Nasıl da "ben özelim" diye haykırıyorlar, bir görebilsen.

Haftanın ilk günü okula gittiklerinde, onunla dalga geçilmesine alışmış evlatlarımız var. Çünkü onlar, hep kazanan tarafta değiller. O yüzden yenilgilerden korkmuyor, dikleniyorlar. Sen bilmiyorsun ama sen kaybettiğinde bile seni çok seviyorlar. Bazılarınızın isimlerini dahi doğru telaffuz edemiyorlar ama formalarının arkasında sizin adınız yazıyor.

Arkadaşları tek yenilgide dağılırken, her yenilgide isimlerinizi daha fazla haykırmayı öğrenmiş çocuklarımız var. Paranı zamanında alamadığında, hocanla anlaşamadığında, doğru yerde oynatılmadığını düşündüğünde, özel hayatında sorunların olduğunda, ailenden uzakta olduğun için hüzünlendiğinde bunların hiçbirini bilemeyen çocuklarımız. Çünkü çocuktur ve her çocuk gibi sadece senin olduğun yerde olmayı, senin giydiğin formayı giymeyi hayal eder. Tıpkı senin çocukken hayal ettiğin gibi. Milyonlarca çocuğun hayal ettiği yerde olduğunu hiç unutma, olur mu?

Sana sadece kazan demiyorum.
Çocukluğundaki kendini düşün. Olağanüstü hayaller kurabildiğin yaşlarını hatırla.
Öyle mücadele et ki;
yenilmekten korkmayan çocuklarımızın hayallerinin kahramanı ol.

İnan bana, çocuklarımızın tek kahramanları anneleri,  babaları değildir. Bilmelisin, yaşımız ne olursa olsun bizim de hayaller kurmaya ve o hayallerdeki kahramanlara ihtiyacımız var. Biz, sadece çocuklarımızın kahramanlarıyız. Ama sen…

Senden kazanmanı değil, çocuklarımızın kahramanı olmanı istiyorum. Farkında olduğuna inanıyorum ki; bunu yapabileceğin için o formayı giyiyor, o armayı taşıyorsun. 
Bizi ayakta tut. 
Bizi hayatta tut. 
Bahtın açık olsun. 


***
Yazarın notu: Her yazıdan sonra illa ki bir şarkımız var. Ve illa ki bir ilişkisi var yazıyla. Herkes anlasın diye Türkçe olarak da sözlerini aşağıda yazdım. Umarım sevgili kaptanımız Sezgin, maçtan önce okur bu mektubu takım arkadaşlarına. Kimbilir belki de takım sahaya çıktığında bu şarkı çalar. Umarım maçtan sonra da çocuklarımızın kahramanları olarak dönerler soyunma odasına.




When I am down and, oh my soul, so weary; Üzgünken ve ruhum çok bitkin olduğu zaman
When troubles come and my heart burdened be; Sorunlar bana ağır geldiği zaman
Then, I am still and wait here in the silence, O zaman,durgunum ve sessizliğin içinde bekliyorum.
Until you come and sit awhile with me. Sen gelene ve biraz benimle oturana kadar.
You raise me up, so I can stand on mountains; Beni ayakta tut,böylece dağlarda durabilirim
You raise me up, to walk on stormy seas; Beni ayakta tut,fırtınalı denizlerde yürümek için
I am strong, when I am on your shoulders; Ben güçlüyüm,omuzlarında olduğumda
You raise me up... To more than I can be. Beni ayakta tut ,daha fazlası olabilmem için
There is no life  no life without its hunger; Yaşam yok,yaşam yok arzular olmadan
Each restless heart beats so imperfectly; Huzursuz her kalp eksik çarpar
But when you come and I am filled with wonder, Ama sen geldiğinde ve merakla doldum
Sometimes, I think I glimpse eternity. Bazen,bi an için sonsuzluk olduğunu düşünürüm
You raise me up, so I can stand on mountains; Beni ayakta tut,böylece dağlarda direnebilirim
You raise me up, to walk on stormy seas; Beni ayakta tut,fırtınalı denizlerde yürümek için
I am strong, when I am on your shoulders; Ben güçlüyüm,omuzlarında olduğumda
You raise me up... To more than I can be. Beni ayakta tut ,daha fazlası olabilmem için

2 yorum: