8 Temmuz 2015 Çarşamba

Gerçek Arkadaşlar

Çocuktun. 
Mahallede top oynarken bakkalın üstündeki dairenin camına top geldi ve cam kırıldı. 
Top senindi. 
Topunu geri alabilmek için, ev sahibine yanındaki arkadaşını göstererek "o kırdı" diyen çocuk sendin. 
Topunu kestiler, arkadaşının babasına camı ödettiler. Babası arkadaşını dövdü. 

Büyüdün.
Yaşamak için çalışman gerekiyordu. Bir fabrikada işe girdin. Maaşlar azdı. Grev kararı alındı. 
İşinden olmamak için, işverenden yana olup işçi arkadaşlarını sattın. 
Hala aynı düşük maaşı alıyorsun. Arkadaşlarını da işten attılar.

Hep sevmiştin o renkleri. 
Ne deplasmanlara gitmiştiniz, ne tribünler yapmıştınız, ne coplar yemiştiniz polisten, ne taşlar yemiştiniz rakipten. Sesin az kısılmamıştı hani. 
Sonra sen passolig aldın. 
Şimdi arkadaşlarının bir kısmı her maç öncesi karakolda imza verirken, bir kısmı da internette link arıyor. 

Unutma arkadaşım, bir fidanı toprağa nasıl dikersen, öyle yükselir.
Takımın küme düştüğün gün...
Şampiyonluğu kıl payı kaçırdıktan sonra mesela...
Tribünde ağlayacak gerçek bir omuz bulamazsan, dışarıda birbirimize kenetlenmiş halde, harika besteler söylüyor olacağız. 
Bizim olanı bizden almaya çalışanlara inat.
***


Yazıdan sonra adet gereği bir şarkımız var. Bu yazıya yakışacak en güzel şarkı, harika film Rudderless'ın enfes müziklerinden biri; REAL FRIENDS


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder