2 Mart 2015 Pazartesi

Çarşı Durağı Köprübaşı Olacak

2001 yılında, Yılmaz Büyükerşen'e bir mektup yazmıştım. Toplamda 3 sayfaydı. Mektubun başında, üniversitedeki öğrencilik yıllarımda hocamızın üçüncü defa rektör olabilmesi için yapılan yürüyüşe katıldığımdan bahsetmiş ancak Eskişehirspor'a karşı olan tutumu nedeniyle de kendisini eleştirmiş ve finansal kaynak yaratmak için öneriler sunmuştum. O günler Eskişehirspor'un 2B'de olduğu yıllar. Yönetici makamlarında oturanların hiçbir proje oluşturmadan, belediyeden para istediği zamanlar. Hoca çok da haksız sayılmazdı ama yol gösteren olmaktansa, kapıları kapatmayı tercih ediyordu. "Bana proje ile gelin" diyordu ama hiçbir yönetici proje ile gitmiyordu. Mektupta Eskişehirspor için finansal kaynak yaratacak öneriler sıralamış ve bunların hayata geçirilmesi için yöneticilere yol göstermesini istemiştim. Bir ay sonra belediyenin aylık yayınında "sizden mektuplar" diye bir bölümde "hocam, sizin için üniversitede öğrenciyken yürümüştüm. Sizi hep destekledim" yazan ve altında da adımın olduğu bir yazı çıktı.  Belediyeyi aradım ve mektubumun 3 sayfa olduğunu ve mektubun ana fikrini yansıtmayan bir bölümün oraya konulduğunu ilettiğimde, buraya koyulacak yazıların başkan tarafından altları çizilerek kendilerine verildiği söylendi. O gün öğrendim ki, başkana atılan her maili kendisi okuyormuş. Evet Eskişehirspor'da yönetici olanlar proje üretmiyorlardı ama Yılmaz hocam da Eskişehirspor konusunda ne kadar samimiydi acaba ? Kendisine Eskişehirspor için proje sunan birinin mektubunu, siyasi amaçla kullanması ne kadar etik olabilirdi ki ? 

Aradan yıllar geçti. Bu zaman içinde hocanın söylediği iddia edilen bazı sözler duymaya başladık;
Mesela;
"kıllı bacaklara para vermem"

Yeni seçilen Eskişehirspor yönetiminin nezaket ziyaretinde söylediği iddia edilen; 
"siyah kırmızı diye renk mi olur, değiştirelim bu renkleri"

Odasının duvarlarını çerçeveler içindeki o kıllı bacakların süslediği, büfeden çakmak alırken bile siyah-kırmızı olanını arayan biz gibilere çok ağır geliyor değil mi? Peki bütün bunların, hocanın siyasi bir tercih olup olmamasında ne kadar etkisi oldu bugüne kadar biliyor musunuz? Sıfır. Kocaman bir sıfır. Çünkü Eskişehirspor taraftarı da, hocanın çizgisini biliyor. Kabul edersiniz etmezsiniz, Yılmaz Büyükerşen'in bu şehir için yaptıkları, tıpkı Eskişehirspor gibi, onu da bu şehrin önemli değerlerinden biri haline getirmiştir. Eskişehirspor taraftarı bu şehrin değerlerine saygı gösterir, bu değerleri el üstünde taşır. Peki Yılmaz Büyükerşen, neden ona saygı duyanlara saygı duymuyor? Neden şehrinin takımına gönül verenleri inciteceğini bile bile böyle bir twit atıyor veya atılmasına müsade ediyor? Twitter hesabını başkası da yönetse, aşağıdaki mesajın, başkanın onayı olmadan yayınlanması mümkün müdür?




Şimdi değerli hocama soruyorum; siz hiç Beşiktaş Belediyesi'nden Eskişehirspor için kutlama mesajı verildiğini gördünüz mü?
Değerli hocama yine soruyorum; evet son zamanlarda bizim takım çok az galibiyet alıyor. Ama bu ay iki defa galibiyet aldık. Hangisinde Eskişehirspor'u kutladınız ?
 

Hocam, sırf siyasi bir mesaj vermek için, Eskişehirspor taraftarlarını karşısına almıştır. Eskişehirspor taraftarları da, madem öyle bundan sonra "Çarşı durağı Köprübaşı durağı olsun" diye, son derece demokratik bir talepte bulunmuştur. Küfür etmemiştir. Yakıp yıkmamıştır. Yaptığı tek şey sosyal medyadan bir çağrıda bulunmaktır. Bunu, hocamıza  siyasi bir linç girişimi gibi sunan yerel medyamızın sözde köşe yazarlarının, havuz medyasındakilerden hiçbir farkı yoktur.  Bu korumacı tutumları resmen faşistliktir. Kendini bu şehre ait hisseden insanların, bu şehri yönetenleri eleştirme hakkı yok mudur da, onlardan bir talepte bulunmasını siyasi linç girişimi olarak lanse ediyorsunuz ? Yılmaz Büyükerşen, süper lige çıktığımız maçtan sonra sahaya girip, şampiyon takımla aynı karede yer almaya çalışırken siyasi olmuyor da, elinde meşale ile Porsuk kenarındaki taraftara şov yaparken siyasi olmuyor da, Eskişehirspor taraftarı başkandan durak tabelasının ismini değiştirmesini isteyince mi siyasi oluyor ?

Bu şehrin her kademesindekiler, Eskişehirspor taraftarlarının değerlerine saygı duymak zorundadır. Şunu da unutmayın, eğer Eskişehirspor taraftarları, Eskişehirspor'un siyasi bir araç olarak kullanılmasına müsade etmiş olsalardı, şu anda o koltukta Unakıtan'ın atadığı bir isim olurdu. Bugün köşelerinden faşist tutum takınan sözde köşe yazarları da, hiç şüphesiz onların eteklerini tutuyor olurlardı.

Yılmaz hocam bu şehrin takımına gönül verenleri kırmıştır. Onların gönlünü alması gereken kişi yine Yılmaz hocamdır. Bunun siyasi hiçbir tarafı yoktur. Bu, Eskişehirspor'a ve taraftarlarına saygı duyup duymamakla alakalı bir konudur. Eskişehirspor'u ve taraftarlarını daha fazla incitmemeli ve o durağın ismini bir an önce değiştirmelidir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder