5 Mart 2015 Perşembe

Çarşı Durağı Köprübaşı Olacak -2-

Bir süre önce Twitter'dan "Onların gazetelerde köşeleri varsa, bizim de özgür bloglarımız var." demiştim. Ancak ne yalan söyleyim, cevap vermeye değecek bir yazı gelmemişti. Cevap vermeye değecek bir yazı hala gelmedi. Zira Köprübaşı durağı ile ilgili, içinde zeka ürünü bir düşünce şimdiye kadar göremedik. Küfür gördük, aşağılama gördük cevap vermedik. Herkes bilir ki; küfürün alasını eder, hatta uygulamalı göstermesini de becerebiliriz ama demedik de, yapmadık da. Evet zeka ürünü bir yazı gelmedi ama benim beğendiğim birinden bir yazı geldi. Dün de yazmıştı ama o yazı daha çok birilerine giydirmek için yazılmıştı. Ama bugün yazdığı tam bir hayal kırıklığı yarattı bende. Yahu ben Engin Bayrı'yı severim. Vallahi severim. Ama onu seviyoruz diye lafımızı esirgeyecek miyiz? Sevdiğimiz adam bizi ters köşe yapmaya çalışmış. Tam tersine, daha çok yerden yere vurmak için neden teşkil eder.  Eh madem özgür bloglarımız var dedik, cevap verelim. Siyah ile yazılanlar Engin Bayrı abimize, kırmızılar bana ait.


Ne mesajmış yahu, günlerdir tartışılıyor.
Engin abimize sormadan, gündem belirleyecek mesajları kim yazdı olm.

Aslında o, Büyükerşen’in attığı belirtilen mesajda bir şey yok.
Gayet doğal ve insanca.
“Cesur yürek Çarşı’nın takımı Beşiktaş’ı zaferinden dolayı kutluyorum.”
Zaten o yüzden uçurdular twiti di mi? Madem öyle neden sildiler mesajı yahu. Neden cesurca arkasında duramadılar mesajın? Neden Çarşı gibi cesur yürek olunamadı?

Beşiktaş’ın Liverpool’u elediği gün ben de bir mesaj yazdım.
“Bugün bütün renkler siyah beyaz tebrikler Beşiktaş”
Şimdi bu beni Eskişehirspor düşmanı mı yapıyor?
Engin abi sen Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanı mı zannediyorsun kendini? Senin Twitter'da yüzbinlerce takipçin mi var? Kaldı ki sen Eskişehirspor her gol kaçırdığında yerinden hoplayan adamsın. Kendini hocayla neden bir tutuyorsun ki? Hoca yazınca "vay anasına" derler, sen yazsan "meczup" der geçerler.  


Ben taraftarı anlıyorum.
Vallahi anlamıyorsun.


Anlamadığım,
bak yukarıda demiştim anlamıyorsun diye, itiraf etmişsin :)


Anlamadığım, Çarşı’ya ve Çarşı’nın temsil ettiği duruşa karşı olanların bir bardak suda fırtına koparmaya çalışması.
Çarşı'nın Gezi'de yaptıkları harika işti. Ama o işleri hepimiz yaptık be abi. O gazları biz de yuttuk. O coplardan biz de yedik. Hatta bizim taraftarın içinden olmayan, Fenerbahçeli Ali İsmail de yedi. Kafasına kafasına hem de. Doktorlar caddesinden Ali İsmail için bağırarak geçen Eskişehirspor taraftarlarını izlemedin mi youtube'da. Olay senin dediğin gibi olsa Ali İsmail'i sahiplenir miydik? Formalarımızın arkasına onun adını yazdırır mıydık?

Yani; bu mesaj üzerinden siyaset yapılması.
Galiba; fırsat bu fırsat hocayı ne kadar yıpratsak kardır diye düşünüyorlar.
Eskişehirspor o denli büyüktür ki; herhangi bir siyasi kimliğin temsilcisi yapılması mümkün değildir. Unakıtan ve ekibi yıllarca uğraştı, yapabildi mi? Yapamadı. Eskişehir'i bir türlü alamadığı için adamın siyasi hayatını bitirdik be abi. O tribünlerde türlü siyasi görüşten insan, omuz omuza sadece Eskişehirspor için bağırır. Gol olduğunda yanında tanımadığın adama sarılırken, onun aslında başka bir siyasi görüşte olup olmadığını sorgulamaz ki. Eskişehirspor, her partiden üsttedir. Taraftarın nezdinde Eskişehirspor başkanı protokolda Vali'den de yukarıda, şehrin bir numaralı adamıdır. Sen şimdi Eskişehirspor'a ait ne kadar değer varsa herşeyin üstüne koyan adamlara, kalkmış hocadan bahsediyorsun. Facebook'taki siyasi görüş ve din kısmına Eskişehirspor yazan adamlara diyorsun bunu.  Hoca kim ki Eskişehirspor'u kullanıp, onun aleyhine siyaset yapacağız. Sakın, hocamız bu gerginlikten besleniyor olmasın. 

Engin abi kusura bakma, sırf hocaya yaranmak için yazıp geçmişsin. Eskiler, işe yaramayan şeyler için "ossuruktan teyyare" derlerdi. Bu yazı da böyle olmuş. Hoca için değerli birşey yapmak istiyorsan, hocayla gidip konuşmalı ve yaptığı yanlışın bir bedeli olduğunu anlatmalısın. Bu bedeli durak tabelasını değiştirerek ödemesi, hocanın Eskişehir için ortaya koyduklarına değer veren ve sahiplenen biz Eskişehirsporluların temennisidir. Öyle twit silerek olmaz.

***
Çarşı durağı köprübaşı olsun mu?
Bence de olsun.
Ama; 10 yıl önce adı konulan bir durak ismi üzerinden koparılan yaygarının bunun ile ilgisi yok diye düşünüyorum.
Abi sen doğrunun ne olduğunu biliyorsun da, hocaya da laf söyletmiyorsun. Yahu hocayı biz de seviyoruz. Doğru neyse onu yapsın istiyoruz. Yaygaranın daha kopmamış olduğunu bilmelisin/bilmeli.
***
Tüm bunlar olup biterken, meslek dışından bir bayan yazar, konu ile ilgili provokatif bir yazı kaleme alıyor.
Sert bir uslupla “Çarşı durağı köprübaşı olsun!” diyenlere had bildiriyor.
“Neymiş efendim Çarşı durağı Köprübaşı durağı olsunmuş. Bu ne insan sevmezlik, bu ne saygısızlık!” diyor.
İnsanlar bildikleri konularda yazmalı.
Uzmanlığı neyse o konuda ahkam kesmeli.
Herkes kendi işini yapmalı.
Hocayı da koruyayım, taraftara da şirin gözükeyim tarzı olmuş ama yedik mi? yemedik tabii :) Sen zaten şirin adamsın, gerek yok böyle şeylere. Yalnız bir karar ver, Çarşı durağı Köprübaşı olsun mu olmasın mı? Hoca gereğini yapsın mı, yapmasın mı? Bırak faşist beyincikleri bize, biz gereğini yaparız.

***
Dün bir önerimiz olmuştu.
Yeni stadyumun adı Atatürk olsun diye.
Bol destek geldi okurlardan.
Öncelikle bu olağanüstü yaratıcı fikir için tebrikler. Mesut başkanı şimdi Anıtkabir'de  hayal ediyorum. Kapıdaki nöbetçi subay soruyor;
-Bugün ziyaret günü değil efendim, buyrun ne için geldiniz.
Başkan elindeki dosyayı göstererek;
- Bir sponsorluk sözleşmemiz vardı da. Onun için gelmiştik.
 
Stadyumun adı değil de, kompleksin adı Atatürk Spor Kompleksi olur. Stadyumun ismi de hangi firma  daha fazla verirse o firmanın olur. Endüstriyel futbolun gereği bu. Popülist yaklaşımlarla çözemezsiniz. Atatürk tabelasını oradan kaldırmakla onu kalplerimizden silemezler. O tabelayı gider, kompleksin tamamına asarız. Köprübaşı'na Çarşı diye tabela asmış olsalar da, orasının gerçekte Köprübaşı olması gibi, kalplerimizdeki değerleri bir tabela ile yıkamazlar.


***


Blogun adetindendir; her yazı sonuna şarkı koymak. Siz köşelerinizde bunu da yapamıyorsunuz diye de üzülmüyorum sanmayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder