2 Şubat 2015 Pazartesi

Sezer Öztürk Transferi

Sezer Öztürk transferi sonrası, Eskişehirspor yönetiminden umudumu tam olarak yitirmiş durumdayım. Oysa ne hayallerle desteklemiştik. Aslında yönetim göreve geldiği ilk aylarda, verdikleri sözleri tuttuğunu gösterir işler de yapmıştı. (finansal denetim, 3 aylık finansal tabloların da içinde olduğu yönetim kurulu raporu gibi) O günlerde bir vesileyle başkanla telefonda konuşurken, "çok güzel gidiyorsunuz, lütfen böyle devam edin" diye de ifade etmiştim. Rüya gibiydi, çok kısa sürdü.

Bu süreçte aldıkları bazı kararlar beni derinden yaraladı. Bugüne kadar yapılan yanlışları, kimilerinin beceriksizlik, kimilerinin işbilmezlik olarak değerlendirdiği gibi değerlendiriyordum. Ancak Sezer'in geri getirilmesi, bu kulübün varoluş nedenine ihanettir. Başkan her fırsatta kurumsallıktan bahsediyor ama kurumsal yönetimlerde yöneticiler;

*paydaşlara rağmen adım atmaz.
*amaca ulaşmak için yapılacak kazanımların nasıl yapılacağıyla doğrudan ilgilenir. (başarı için her yol mübah değildir)
*adildirler ve sorumluluklarının bilinciyle hareket ederler.
*şeffaf ve hesap verebilir konumdadırlar.

CEO atamakla kurumsal olunmuyor ki.
Siz Eskişehirspor için politikalar belirlerken, bu politikaların Eskişehirspor kültürüyle uyumlu olmasını sağlamak zorundasınız.

Mesele, geleneksel anlayışla yöneticilik yapmak değildir. Kurumsal yöneticiliği esas aldıysanız, kulübün ihtiyacı olan başarıları, kulübün karakterine rağmen yapamazsınız. Zaten Eskişehirspor'da yönetici olmak işte bu yüzden zordur. İşte bu yüzden herkes Eskişehirspor'da yöneticilik yapmamalıdır.

Şimdi bu yazıyı okuyan bazı yöneticiler veya onlar gibi düşünenler, "Sezer transferi neden yanlıştır, yazmamışsın" diyecek, biliyorum. Ben yazmaya utanıyorum, sen sormaya utanmıyor musun diyorum o kişilere.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder