8 Ocak 2015 Perşembe

Yarışmadan Kaybetmek

Eski Teknik Asbaşkan Mehmet Akman, başkanlık için aday olduğunu basına şöyle açıkladı;

“Zaman geçmeden bu yönetimin artık istifa etmesi gerekiyor. Ben listemi yavaş yavaş hazırlıyorum. 30 milyon TL gibi yüklü bir bütçeyle geliyoruz. Parayı masaya koyacağız. Adaylığımızı açıklayacağız. Tabii burada mevcut yönetimin olağanüstü kongre kararı almasını da bekleyeceğiz. Bir an önce hoca ve transfer girişimlerini durdurmaları gerekiyor”

Bu açıklamanın yapıldığı tarih 8 Ocak 2015. Yönetim bugün toplansa ve Mehmet Akman'ın dediğini yapsa, Genel Kurul'un yapılabileceği ilk tarih 23 Ocak 2015. Eğer ilk çağrıda çoğunluk olmazsa (ki genelde böyledir) ikinci toplantı için en erken tarih 30 Ocak 2015 olur. 2 Şubat 2015 tarihinde ara transfer sezonu bitiyor. Mehmet Akman hiçbir plan program yapmadığını, basına verdiği bu demeçte belli ediyor. Bu takım kampa gitmeyecek mi? En basitinden bu takımın hocası olmadan kamp yeri belli olmaz, çalışma düzeni belli olmaz, transfer edilecek oyuncular belli olmaz. Takım şu haldeyken acilen hoca bulunması ve transfer yapılması gerekiyorken, şu açıklamanın elle tutulur bir yanı var mı? Eskişehirspor gibi bir kulübün başkanlığına aday olacak kişi, neden hiç plan program yapmaz. Parayı masaya koydunuz, tamam öyle mi? Mehmet Akman'ın ortaya koyduğu para, öyle tahmin ediyorum ki; Mesut Hoşcan ve Ahmet Yalçın'ın kulübün borçları için verdikleri şahsi kefaletlerin yarısı bile değildir. Bildiğimden değil, sadece tahmin ediyorum. Madem Eskişehirspor için harcayabileceğiniz 30 milyon TL paranız var, şu transfer döneminde 30 milyonluk futbolcu alınsın, bonservisleri de kulübün üstüne değil, sizin üzerinize yapılsın. Gelin şu zor günlerden elbirliği ile çıkalım. Ligi kazasız belasız bitirelim, sonra genel kurula mı gideriz, pikniğe mi gideriz nereye gideceksek gidelim.   

Eskişehirspor'daki temel sorun şu ki; sadece parası olanlar aday olabiliyor. Kulübü kendi ayakları üzerinde tutabilecek hiçbir proje düşünülmeden, sadece aday olunuyor. Hiçbir yönetim Eskişehirspor'un geleceğini düşünmeden aday oluyor. Sonra giderken de "benim şu kadar alacağım var" diyerek, kulübün alacaklarına temlikler konuluyor. Yerine kim gelirse gelsin borçlarla yüzyüze kalıyor. Bu düzen değişmediği sürece, bu kulübün ileriye gitmesinin mümkünatı yoktur.

Mehmet Akman kusura bakmasın, kendisini tanımam, kendisiyle ilgili herhangi bir olumlu/olumsuz  düşüncem yoktur. En azından bugüne kadar öyleydi. Ancak Eskişehirspor gibi bir kulübün başına geçmeyi isteyen kişinin, bu kulübün menfaatlerine öncelik vermesi gerekir. Şu an mevcut yönetime yapılan istifa ve olağanüstü genel kurul baskılarını iyi niyetli bulamıyorum. Tamamen bir ego mücadelesi olarak görüyorum. Öyle olmasaydı, koca bir transfer sezonunu pas geçmek pahasına, yönetimi istifaya davet etmez, olağanüstü genel kurul istenmezdi. Taraftarın yönetimi istifaya davet etmesiyle bu aynı şey değil. Taraftar kalbinden geçeni hesapsız kitapsız söyler. Bunu anlayabiliyorum. Tribündeki herkesin de, belli bir bilinç seviyesinin üstüne çıkmasını beklemiyorum. Ama başkanlığa adaylığını açıklayan birinin bu bilinçten yoksun olmasını kabul edilebilir bulmuyorum.

Genel kurul üyelerinden rica ediyorum. Bundan sonra yönetime aday olacak kişilerin hangi plan ve projelerle geldiğine bakınız. Parası olmasa da, yüreği Eskişehirspor sevgisiyle dolu, kulübün geleceğine yön verecek projeleri ortaya koyabilenlere oyunuzu veriniz. Mayıs'ın sonuna kadar istisnasız herkesin yönetime destek olması gerekiyor. Egolarınızı mı çarpıştıracaksınız, aday mı olacaksınız, her ne yapacaksanız sezonun kazasız olarak bitirilmesini sağlamalı ondan sonra bunlarla uğraşmalısınız. Zira hiçbirimizin menfaatleri, bu kulübün menfaatlerinin üzerinde olamaz. 

İşte bu yüzden Mehmet bey, benim için daha yarışmaya girmeden kaybetmiştir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder