21 Ağustos 2014 Perşembe

PassoYalan

Passolig'in resmi sitesinde amaç şöyle belirtilmiş;
6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun ile uygulamaya alınan Elektronik Bilet Sistemi ile sporda şiddet olaylarının azaltılması, insanların küfür ve şiddetin olmadığı tribünlerde karşılaşmaları seyredebilmesi, biletsiz seyircilerin giriş yapmasının önlenmesi, çocuk ve kadınların daha çok stadyumlara gelmesinin sağlanması, şiddete ve olumsuz tezahüratlara sebep olan bireylerin tespit edilerek müsabakalardan men edilmesi ve karaborsa bilet satışını engellemek amaçlanmaktadır.

BEDAVA BİLETİN ÖNÜNE GEÇECEĞİZ YALANI
Biletsiz maça girişleri kulüp yönetimleri organize ediyor. Bedava bileti bugüne kadar yönetimler dağıtmadı mı? O dağıtılan bedava biletleri satan tayfa, yönetimlerin adamları değil mi? Bedava bilet alamadıklarında "yönetim istifa" diye bağıran, bedava bilet musluğu açık olduğunda yönetime tribünde laf ettirmeyen onlar değil mi? Tribünlerdeki şiddeti yaratanlar yönetimlerden beslenen adamlardır. Passolig gelince, adamın kartına bedava bileti, kombineyi yükleyecek olan yine yönetimlerdir. Yani o adamlar eksilmeyecek. Eksilen sadece gerçek taraftarlar olacak.

ÇOCUK VE KADINLAR DAHA ÇOK STADYUMA GELECEK YALANI
Çocuk ve kadınlar daha çok stadyumlara gelecekmiş. Kadınların daha çok stadyumlara gitmesini istiyorsanız, stadyumların şartlarını düzeltin. Mesela onlar için daha fazla tuvalet yapın. Biz yıllarca Eskişehir Atatürk stadyumunda açık tribünde, çişi gelenlerin arkaya gidip duvar kenarlarına işediklerini gördük. Tuvalete gitmek bir dert, geri dönmek ayrı dertti. Kaldı ki kadınların durumu daha vahim. Samimi değilsiniz.

OLUMSUZ TEZAHÜRATLAR ENGELLENECEK YALANI
Olumsuz tezahüratların ne olduğuna kim karar verecek? Senin için olumsuz olan benim için olumludur belki. Yönetim istifa diyen de olacak, formaları çıkarın çıplak oynayın diyen de olacak, Ya Allah Bismillah Allahu Ekber diye bağıran da olacak, Mustafa Kemal'in askerleriyiz diyen de, şehitler ölmez vatan bölünmez diyen de. Hangisi kime göre, neye göre kötü? Yoksa siyasi iradelerin sorgulanması mıdır korktuğunuz? Futbolun içine siyaseti sokan sizsiniz. Ülke futbolunu kim yönetecek, futbolun paydaşları yerine siz siyasiler belirliyorsunuz. Kulüp başkanlarıyla siyasi olarak takışan yine sizsiniz. Siyasi davalarınıza futbol kulüplerini alet eden yine sizsiniz. Kulüplerde çalışanların bazısının siyasiler tarafından atandığını cümle alem biliyor. Ama tribünler siyasi içerikli bağırmasın. Oldu canım.

ŞİDDETİN ÖNLENMESİ YALANI
Sporda şiddetin baş sorumlusu kulüp yönetimleri ve ülke futbolunu yönetenlerdir. Teknik direktörü, antrenörü, futbolcuyu, kulüpten kulübe pazarlayan çetelere bakmıyorsunuz da, gazetelerdeki kışkırtıcı kalemşörlere, TV'deki hayasız sözde futbol programlarını düzenleyecek tedbirler almıyorsunuz da, hayattaki en büyük tutkusu futbol olan, kulübüne sevdalı adamların yüreklerine gözünüzü dikiyorsunuz. Şiddetin hasını siz yapıyorsunuz.

Engelli taraftarlar da passolig uygulamasına tabi olacak. E hani şiddeti önlemek için yapıyordunuz bu uygulamayı. Ne yapacak, adam 20 yıldır bağlı olduğu tekerlekli sandalyesinden kalkıp, koşarak sahaya mı girecek? Keşke yapabilse, keşke. Öylesine kötü insanlarsınız ki.

KARABORSA BİLET YALANI
Karaborsa bilet satışını yaratanlar da kulüplerdir. Engellemek de kulüplerin elindedir. Gişelerden herkese 1 bilet bilemedin en fazla 2 bilet satarsın olur biter. Yasal mevzuatları uygulayıp, karaborsa yapanı içeri atarsın. Öne sürdüğünüz bu uygulama, bahanenin önde gelenidir.

KENDİNİ TARAFTAR GÖRENLERE, TRİBÜNDE PİŞENLERE, DEPLASMANDA ÇİLE ÇEKENLERE, FUTBOLU SEVENLERE
Diyelim Konyaspor taraftarısın. Passolig kartında Konyaspor logosu var. Ankara'da yaşıyorsun. O hafta Ankara'da Gençlerbirliği-Beşiktaş maçı var diyelim. Gidip izlemek istiyorsun. Önce TFF'nin o maçla ilgili kararına bakacaksın. Eğer sadece maçı oynayan kulüplerin kartlarıyla giriş yapılır deniyorsa giremezsin. Zaten öyle diyecekler. Gidip bir tane daha kart çıkartmak zorundasın. Rantı görüyor musun?

Eğer kapıdaki görevliye yedirirsen bu resim benim diye, başkasının kartıyla girebilirsin ama kartını başkasına veremezsin. Başkası senin yerine giremez. Kombineni, passolig kartı olan bir arkadaşına  devredebiliyorsun. Ama passolig kartı olmayan birine verirsen kartını, 6222'den yargılanma ve kartının da iptal edilme riskini almış olursun. Ondan sonra da bir daha kart alamazsın zaten.

Maça girdin ama kendi plastik koltuğuna oturmadın. Maçta eğer sana ait olan koltuk kırılırsa 6222'den yargılanırsın. Koltuğun da parasını sana ödetirler. Kartını da iptal ederler.
Diyelim ki, biri geldi senin plastik koltuğu kırdı. O an bittiğin andır. Git sen de onunkini kır. Artık kaybedecek birşeyin yok.

Bu 6222 o kadar saçmalıklarla dolu ki, mesela senin takımın Avusturya'da kampta ve orada tribünü bile olmayan otelin çim sahasında hazırlık maçı yapıyor. Sen Avusturya'daki hazırlık maçının olduğu saatte karakola gidip "maça gitmedim" diye imza vermek zorundasın. Ben uyarayım da, gerisini sen düşün.Passolig uygulaması, tribündeki bütün güzellikleri, tribünün kültürünü bitirecektir. Passolig alarak buna ortak olma. Ben takımımın maçına gitmeden yapamam diyorsun. Ben de yapamam. Sanıyor musun sadece sen böylesin. Yüzbinlerce futbolsever etkilenecek bundan. Passolig alarak bundan kurtulamazsın ki. Kardeşini, abini satarak acını dindirebileceğini mi düşünüyorssun?

Kararını veren ve passolig almayacak olanlar taraftarlığını, sevdasını, bankanın birine peşkeş çekenlerden, maç izleme hakkını gasp edenlerden hesabını sormalıdır. Ve önce bu uygulamaya çanak tutan kendi yönetiminden başlamalıdır.

Kararını henüz vermeyenler ise, şu passolig reklamını yeniden izlesin. Seni şiddete eğilimli bir futbol teröristi gibi gösterenlerin yanında mısın yoksa bir süreliğine sevdanla başbaşa kalıp bu hukuksuz uygulamaya direnecek misin?

Bir arkadaşım şu anda gönül verdiği takıma nasıl taraftar olduğunu anlatmıştı. "Stadın önünden geçiyorduk, hadi maça gidelim" demişler. O gün aşık olmuş. Yaşı kırk küsür ve hala büyük bir aşkla kulübüne bağlı. Hatta genel kurul üyesi. Passolig'den sonra böyle aşkların doğması mümkün olmayacak, passolig yeni aşkların doğmasını da engelleyecek.

Kararını ver, müşteri misin, taraftar mı?

***

Yazıdan sonra dinlenecek şarkı. (Bu dünyada aşıklardan çok, acıkanlar var)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder