26 Ağustos 2014 Salı

Dağ Gibi



Küçük bir çocuk babasını ne zaman anlamaya başlar bilmiyorum. Dağ gibi bir şey var arkanda ve bilmiyorsun. Aslında hızlı giden bir arabadasın ve arabayı babanın ittiğinin farkında değilsin. Yolun yarısını geçeli çok oldu ve daha yeni yeni  anlamaya başlıyorum. Yanında olmak ve yanında olunması paha biçilmez.

“Hadi çocuğum, artık bensiz aşağıya inip, servise binebilecek yaştasın, ben camdan sana bakacağım” dediğimde, kendine güvenerek aşağıya inmiş ama okul servisi henüz gelmemişti. Kafasını yukarı kaldırıp bakmıştı ve orada olduğumu görüp gülümsemişti. Kim bilir kaç çocuğun pencereden bakacak bir babası bile yokken. Bir gün orada olmayacağımı bilmeden. Sadece o anın tadını yaşarcasına.

“bence artık büyüdün ve kendi başına banyo yapabilirsin” dediğimde, “tamam ama banyoda bekle” demişti. Duş kabininin kapısını açıp açıp baktığında, orada beklediğimi görüp gülümsemişti.

Sahanda yumurta istediğinde, “neden kendi yumurtanı kendin yapmıyorsun dediğimde”, büyük bir keyifle buzdolabını açıp yumurtaları almıştı. Mutfakta onunla birlikte kalmamı istemişti. Yumurtalar piştiğinde tadına bakmam için ilk çatalı bana uzattığında yanındaydım.

Baba “biranın nasıl tadı var” diye sorduğunda, ilk defa yudumlayıp, “hımm gazoz gibiymiş” dediğinde. Annesinden korkup, daha fazla içemediğinde. Yanındaydım.

İlk nefes almaya başladığında, ilk oyuncağını kırdığında, ilk ıslık çalışında, ilk defa sakızdan balon yapıp, burnunda patlattığında.

***

Biliyorum, arayacak gözlerin.
İlk düdük çaldığında, beni göremeyeceksin. Kim bilir bir daha ne zaman, ben de bilmiyorum. Orada olmasam da, yanındayım aslında, biliyorsun bunu. Sen sahada olduğunda formam üzerimde, seni kirletmeye çalışanlara inat parıldayan güzelliğini izliyor olacağım.

Hakkını yiyecekler, senin olanı çalmak isteyecekler. Seni paramparça ederlerken, beraber hüzünleneceğiz, sen göremesen de.

Ağları havalandırdığında, her zamankinden daha çok bağıracağım, kilometrelerce öteden adını haykıracağım, sen duyamasan da.

***
Oğlum, hızla giden bir arabanın içinde olacak ve benim ittiğimi bilmeyeceksin.
Eskişehirspor, dağ gibi arkanda olacağım ve bunu en derinden hissedeceksin.

 ***

Yazarın notu:hayatında bir kere bile sevdalanmadıkları her hallerinden belli olan, gözünü para hırsı bürümüş, rant sağlamak uğruna passolig denen lanet şeyi icat edip, bizim gibileri sevdalarından ayırmaya çalışanların, yeryüzünden silinmeleri  dileklerimle.


 Yazıdan sonra dinlenecek şarkı. Hatta çalarken okuyun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder