14 Ağustos 2009 Cuma

Sol Bekte Asker Olmak

Çarşamba günü asker teslim ettik Mamak’ta. Çevreme şöyle bir bakınırken bir halı saha gördüm, içinde bir sürü çocuk vardı. Öğrendim ki, Mamakspor’un minikleri, halı sahada antrenman yapıyormuş. Askeri diğerleriyle bırakıp, tel örgülerin arkasından antrenmanı izlemeye gittim. Hepsinin üzerinde formaları, şortları vardı. Olması gerektiği gibi. Başlarında da hocaları. Biraz sonra çift kale maç yapacaklardı. Yelekler dağıtıldı. Bu sırada hocaları dışarıda duran birileriyle konuşuyordu. Herkes yerine geçti. Orta yuvarlakta başlama vuruşunu yapacak iki çocuk, kalede kaleciler, bekler vs... Hepsi bekliyordu.Yaklaşık 4-5 dakika beklediler. Bir tanesi de topu alayım, “iki sektirip bırakayım” demedi. Daha büyük olanlardan bir tanesi, arkasındakine döndü, “defanstan ayrılmayacaksın” dedi. O da cevap verdi “tamam abi” diye. Takımdaki “abi” kültürünün bu yaşlarda çoktan gelişmiş olduğunu gördüm. Takımdaki abinin sözü dinlenirdi çünkü. Hocanın konuşması bitti, sahaya dönüldü. Hoca düdüğü yardımcısı gence verdi. Düdük çaldı, maç başladı. O sırada içimden geçirdim, bu işin sırrı ne olabilir diye. Ben evde bir tanesine söz geçiremiyorum, hoca onlarcasına hükmediyor. Evde ağzımda bir düdükle mi dolaşmalıydım? Bir kasket takıp, yapılmaması gereken bir davranış karşısında “düüüüt” diye düdük mü çalmalıydım? Sonra maçta oynamayan nispeten daha büyük yaş grubundaki bir grup çocuk, hocanın nezaretinde saha dışındaki parka çıkarıldı. Orada antrenmana devam edilecekti. Çocuklar sahadan çıkarken “ceza aldık herhalde” diye konuşuyorlardı. Onlara göre antrenmanda maç yapmamak, topla sevişememek bir cezaydı. Bu esnada askerimizin gitme vakti gelmişti, mecburen ayrıldım oradan. Giderken el salladık son bir defa. Yola koyulurken sol tarafıma kafamı çevirdim, halı sahadaki maça son bir kez daha baktım. Hani insan, sevdiği birisine köşeden dönene kadar bakar ya, öyle işte. Son zamanlarda izlediğim en güzel futbol maçlarından biriymiş ama bunu bugün anlıyorum. İçinde ekonomik çıkarların olmadığı, kazanmak veya kaybetmenin ölüm kalım olmadığı, sadece bir oyun. Oynayabilmenin mükafat olarak değerlendirildiği, futbol topunun sihrinin henüz kaybolmadığı...

Aşağıdaki fotoğrafta bulunan sol bek, ben oradayken abisine verdiği sözü hep tuttu. Tüm takım karşı sahadayken bile O, sol bekten hiç ayrılmadı. Bu fotoğraf üzerine konuşulabilecek çok şey var. Takım ruhu, takımdaki abilik, futbolun çocuk gelişimi üzerine etkisi vs. Ben sadece gülümsüyorum. Çocuklarına söz geçiremeyen babalara ise, acilen bir düdük edinmelerini tavsiye ediyorum. Ama marifet düdükte mi bilemem.

2 yorum:

  1. resim müthiş. benim yegenimi sol beke koysalar çoktan tellere tırmanıp tarzan gibi bagırmaya başlamıştı. disiplin guzel sey.

    YanıtlaSil
  2. çocuk abartmış ama her bşekilde guzel. ne demişler? agac yaşken egilir. faşizan olmadıkca disiplin güzeldir. ozellikle takım, ekip calışması gerektiren durumlarda.

    YanıtlaSil