8 Temmuz 2009 Çarşamba

Hoşçakal Zalim Dünya

Michael Jackson'ın "heal the world" şarkısını bu akşam çok fazla dinledim. Hatta şarkının videosunu bir kaç kez daha izledim. Videoda tankların arasında yuvarlanan bir top ve o topa vuran bir çocuk vardı. Bu yazıyı bana o bir kaç saniye yazdırdı. Dünyayı bugünden daha güzel bir hale sokmak biliyorum çok zor. Ama insanlar ulaşılması güç de olsa hayallerinin peşindedir her zaman.

Hepimiz başka anne ve babanın çocuklarıyız. Başka şehirlerin çocukları, başka takımların taraftarlarıyız. Hatta bir takımın taraftarı olmayanımız bile mevcut. Kel de var kıl da. Şişko da var, zayıf da. Sakin de var, sinirli de. Bizi bir araya getiren şey; sadece futbol. Yani bu küçük grup, futbolu sevdikleri için herşeyleri farklı bile olsa, bir araya gelebilmeyi başarmış bir topluluk. Neden başkaları da olmasın?

Küresel ısınma nedeniyle eriyen buzullar, bu yüzyılın sonunda bir çok sahil yerleşimini yok edecek ama umurumuzda mı emin değilim. Kimbilir kaç tane stadyum yok olup gidecek. Kimbilir kaç kulüp. Ne tarihler silinecek. Bizim neslin çocukları, torunlarına "Amsterdam diye bir şehir vardı, o şehrin bir takımı vardı, o takımın çok iyi bir altyapısı vardı" diye söze başlarken, "ya dede sıkma şimdi" diye cevap alacaklar. Savaşıp duruyoruz. Kaç çocuğun hayatını söndürdüğümüz umurumuzda değil. Kilometreler aşıp işgale gidiyoruz, tonlarca litre kan akıtıyoruz sadece musluktan bizim tarafa petrol akabilsin diye. "5 yıl sonra görürsün" diyor birisi, "sıra sana da gelecek". Sırf onun atası başka toprakların çocuğu diye. Parasal olarak zengin ülkeler toplanıyorlar, sofralar kuruluyor; ıstakoz kabuğundan şarap tadıyorlar; Fransa bağlarının mahsulü olan. Ne yazık, hiçbirinin boğazında kalmıyor, yutuyorlar; diğerleri yutkunurken.

Futbol dünyayı kurtarmayacak biliyorum. Ama daha iyi bir dünya için futbol topunun gücünü önemsemek lazım. "Open Fun Football" , "Futbol ve Büyük Umutlar" , "Kızlar Küresel Futbol Günü" gibi yalandan organize edilmediğine inanmak istediğim projelerin sayısını artırmak gerekiyor. Sokak çocuklarını futbolla kazanmaya çalıştığımızda (sokak ligi) (www.streetleague.co.uk) yaptığımız gibi.

Yandaki boş binanın tinerci çocuklarına Gençler kombinesi alıp verin mesela. 60 TL.
Ama satıp, şarap alırlar di mi?
Tamam o zaman maça her gittiğinizde yanınızda kapıda bekleşen ve "abi beni de soksana" diyen çocuklardan birini alın.
Alışkanlık mı yapar?
Gönlü olmayana bahane çok. Ama bir şans vermek isterseniz geleceğe, bir tohumla orman olmaz demeyin. Sonra gün gelir sizler de benim gibi tanımadığınız Kocaelisporlu bir taraftara köfte ekmek ısmarlamayı özlersiniz. Onu trene bindirip arkasından el sallamayı özlediğiniz gibi. Amsterdam'ı kurtarmak zor olsa da, buradaki ufak bir topluluğu birleştiren futbol, başkalarını da birleştirebilir. Neden olmasın?

Michael "heal the world" diyerek giderken, ben de onu Pink Floyd'dan "goodbye cruel world" ile yolculuyorum; Hoşçakal zalim dünya, terkediyorum bugün seni, söyleyeceğiniz hiçbir şey değiştirmeyecek fikrimi, hoşçakal.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder